Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş anı yokluğuyla dolduruyor.
Muhtemelen bu yüzden hikaye anlatırız. Dünyanın ve içindeki her şeyin yerli yerinde olduğu bir koridor yaratmak için, tehlike ve ölüm akın etmeye başladığında anlatıyı başka bir tarafa yönlendirmek için, tıpkı bahçıvanın bahçede suyu bir sonraki tarlaya yönlendirmesi gibi.