Bir hüzünlü yolculuk başlar Gözlerimde.
Geçmiş yıllardan kalma bir anı canlanır;
Hüzün, kahır, hasret dolu,
Yorgun argın bakışlarımda.
Dudağımda bir vuslat türküsü,
Dön şiirinden kalma,
“Dön artık lütfen,
Dön artık ölmeden önce”
Yüzümde Acı bir tebessüm var artık,
Eser kalmadı o,
“Ömrüme ömür katan gülüşünden”
İlk elini tutuşum geldi aklıma,
Ben ki,
“gözlerime bile haram kılmıştım
Sana besmelesiz bakmayı”
Utandık, kızardık tepeden tırnağa.
Tir tir titriyordu sanki yer gök,
Nefes almayı bile unutmuştuk,
Sanki, ecelden önceki son nefesti o an.
Ve bir yemin etmiştik
“Ahiretim sensin” diye,
Dön artık lütfen, dön!
Unuttur bana o şiiri,
O son kavganın ardından yazılan,
“Ölümüne Sevmenin Ecelinde,
Biz Bir Yudumluk Hevestik “
Mek
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hastalık bulaşmış birey nefes alıp vererek veya hapşırarak solunum yolu damlacıklarını vücudundan çıkarıyor; bu damlacıklar başka bir birey tarafından solunana kadar havada asılı kalıyor ve sonra süreç baştan başlıyordu.
Sinskey, Zobrist'in nüfus patlamasını gösteren grafiklerini hatırlayarak, üstel büyüme, diye içinden geçirdi. Zobrist üstel nüfus büyümesiyle savaşmak için üstel virüs büyümesini kullanıyor.
Ama cevap bekleyen soru şuydu: Bu virüsün davranış şekli nedir?
Müslüman bir Michelangelo, Tanrı'nın yüzünü asla Şistine Şapeli'nin tavanına çizmez, ismini yazardı. Tanrı'nın yüzünü çizmek saygısızlık olarak kabul edilirdi."
Langdon bunun sebebini anlatmaya devam etmişti.
Öğrencilerine, "Hıristiyanlıkta da, İslamiyette de mantık, merkezcildir," demişti. "Bu, her ikisinin de Söz'e odaklandığı anlamına gelir. Hıristiyanlık geleneğinde Söz, Yuhanna İncili'nde bedene bürünür; 'Ve Söz beden oldu ve aramızda yaşadı.' Bu yüzden Söz'ü insan formunda resmetmek onaylanır. İslam geleneğinde Söz bedene bürünemez, bu yüzden Söz'ün kelime... çoğunlukla da İslam dinindeki kutsal isimlerin yazıldığı hat sanatı şeklinde kalması gerekir."
Langdon'ın öğrencilerinden biri karmaşık tarihi, tam yerine oturan marjinal bir sözle özetlemişti. "Hıristiyanlar yüzleri, Müslümanlar kelimeleri sever."