Etik değer sorunlarıyla hesaplaşma gerekliliği, Batı denen
dünyada olduğu kadar sosyalist ülkelerde de kendini duyurmaktadır. Ne var ki, bu hesaplaşmanın, çağımızdaki belli başlı
görünümleriyle etik sorunlara cevap verebilmesi için, yeni bir
yaklaşım gereklidir.
Etik tarihinde, etik sorunlara kararmıyan bir ışık tutmuş olan
özellikle Aristoteles ve Kant, sonra da İnsan Felsefesi görüşleri
çerçevesi Içinde Schopenhauer ve Nietzsche vardır. Ne var ki,
her çağ, kendi tarihsel sorunları açısından etik sorunları ele almak
zorundadır.