·
Okunma
·
Beğeni
·
923
Gösterim
Adı:
Etik
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757748137
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları
"Etik" 1970'lerin başında ilk yayımlandığı sıralarda, etik sorunlarla uğraşmak bugün oldugu gibi moda değildi. Geçen yirmi beş-otuz yılda etik, felsefede en çok uğraşılan alanlardan biri oldu, çesitli meslek etikleri dünyada da bizde de bir patlama gösterdi.

Ne var ki, dünyadaki siyasal ve bilimsel gelişmelerin yarattığı gereksinimlerden dolayı, 'etik'le çok uğraşılmakla birlikte, etiğe bakış değişmemiştir. Etik bugün de bir normlar alanı olarak görülmekte ve ondan, bize yaşarken ne yapmamız gerektiğini söylemesi beklenmektedir.

Ioanna Kuçuradi'nin Etiği ise, insanların başka insanlarla ve kendileriyle ilişkilerine ve bu ilişkilerde eylemde bulunurken karşılaşılan değer sorunlarına, bu arada da normlara ilişkin sorunlara bir ışık tutma girişimidir. Birkaç yoldan ortaya koymaya çalıştığı şey, yaşarken doğru ya da değerli eylemde bulunabilmenin bir bilgi sorunu olduğu, birkaç çeşitten bilgiye bağlı bir sorun olduğudur.
194 syf.
·3 günde·7/10 puan
Prof. Ioanna Kuçuradi Hoca, ahlak felsefesi ve etik alanında, Türkiye'nin yetiştirdiği uluslararası ölçekte bir isim. Bu kitabının AOF için ders kitabı olarak hazırlanan versiyonunu okumuştum. Antik çağlardan modern dönem düşünürlerine uzanan süreçte, başucu kitabı niteliğinde, iyi bir özet "Etik" derlemesi bu kitap.
194 syf.
Bu eser, bir etik kitabı olarak belki en çok felsefecileri ilgilendiriyor ancak; ele aldığı “etik” konusu nedeniyle; psikologları, sosyologları, sosyal psikologları, pedagogları, kişisel gelişim vb. tüm eğitimcileri, hukukçuları ve teologları da ilgilendiriyor. Ve tabi ki ilgilisini de. Tüm bu alanlarla uğraşanlara ciddi katkısı olacak bir eser.
Bununla birlikte içinde harika 2 başlık var ki herkese öneririm: 1) Etik İlişkide Yargıç; ve alt başlığı: Pozitif Hukuk Sınırlamaları ve Yargıç. özellikle hukukçulara ve aynı zamanda bir seyirci olan herkese. 125-148 arası sayfalar. 2) Kendi İlişkisinde Kişi; herkese ama herkese. 149-166 arası sayfalar. Katılın ya da katılmayın; özellikle bu bölümlerin herkesçe farkındalığının, insana, topluma ve insanlığa çok şey katabileceğini düşünüyorum.
Kant ilişkiye bakmadığı için tek ölçü olarak iyi istemeyi veriyor. Ne var ki. kişi, bilmesi gerektiği halde bilmediklerinden de sorumludur.
Yalan söyliyemezsin. Bilirim seni. Yalandan korktuğundan değil -tanıdıklarım içinde hiçbir şeyden korkmıyan tek insan
sensin. Tanrı'dan bile korkmazsın-, ama yalan tiksindirir seni ...
Kabalık sayarsın. Ahlak gibi görünen herşey estetiktir sende.
Dogru mu. değil mi?
Kişinin gerçekleştirdiği hedef ilişkide olduğu kişiye yaptığıdır; oysa bu hedefin gerçekleşmesi sonucu gerçekleşen istediği, diğer kişi için istediği bir şey değil, kendi için istediğidir: o kişiye bu yaptığıyla dolaylı olarak kendi ihtiyacını
tatmin etmiş olur. Görüldüğü gibi kişinin istediği ile gerçekleştirdiği arasındaki ilgi rastlantısaldır burada.
Bu bakımdan Etiği ilgilendiren, bir kişinin karar vermesi değil, bir ilişkide neye karar verdiği ve verdiği kararla gerçekte yaptığıdır; yani bir yapmada istenen ile verilen karar ve hedef arasındaki, dolayısıyla istenen ile diğer kişiye
yapılan arasındaki ilgi olanaklarıdır.
Kant, eylem alanında da yasaların -her akıl sahibi varlık için geçerli olabilecek nitelikte olan ilkelerin- olduğunu ortaya koyma çabasında, aklı ve arzulama yetisi olan bir varlık olarak insanın istemesinin belirlenme olanaklarını ve sorunlarını
araştırır; buna dayanarak da, eylemin değerlendirilmesi için bir ölçü -eylemin ahlaksal değer taşıması için, neyi istiyen bir istemeye dayanması gerektiğini- ortaya koyar.
Demek oluyor ki, sevgi-saygı gibi etik değerlerin dünyamıza katılması mutlu bir karşılaşmanın bir rastlantının sonucu
oluyor: iki etik kişinin rastlaşması ve birbirinin farkına varması sonunda yaşanıyor. Bir mucizedir onları dünyamıza kattıran.
Değerli bir eylemin değerli olmadığı sanıldığında, bir değersizlik yaşantısı yaşanır ve kişilerarası ilişkilerde haksızlık
etme··· fenomeniyle karşılaşırız; değerli olmıyan bir eylem değerli sanıldığında ise. kuruntu olan bir değerlilik yaşantısı
yaşanır: bu. farkına varıldığında silinip süpürülen. kişilere kişiler hakkında "yanıldım" dedirten bir yaşantı ve etik kişilerin etik olmıyan bir yaşantısıdır. Çünkü doğru bir değerlendirme yapılmadığı yerde, gerek bir etik değerlilik yaşantısına gerekse değerli bir eyleme yol kapanmış olur.
Bir etik ilişki, olayların akışında kişilerce yaşanan, sürekli oluşma içinde olan ve salt tarihsel gerçekliği olan bir ilişkidir. Oysa bir
toplumsal ilişki, istemeye bağlı kurulan-kurdurulan bir işlevler ilişkisidir ve onun ancak olgusal bir gerçekliği vardır.
Ancak, yaşamda doğru ya da yanlış değerlendirmeler yerine. çoğu zaman eylemlerin ezbere değerlendirmeleri: değer biçmeler ve özellikle değer atfetmelerle karşılaşırız.
Inanıyorum ki. sevgı dünyanın gece tarafındadır. her suçtan. bütün günahlardan daha felaket getirici. Inanıyorum ki, onun ortaya çıktığı yerde. ilk yaradılış gününden önceki gibi bir
kasırga kopar. inanıyorum ki sevgi suçsuzdur ve yıkılışa götürür; suçlar ve her çeşit mahkeme önüne çıkmalar da sürüp gider. inanıyorum ki. sevenler haklı olarak göklere uçarlar. hep uçmuşlardır. Belki de oralarda takımyıldızların arasında yer almak isterler.
Bir eylem değerlendirmesinin sınanabileceği durum ancak
üçüncü bir kişinin doğru değerlendirme yapabileceği durumdur: ilişkiyi yaşıyan kişilerle ilişkide olan -hatta olayın içinde olan üçüncü bir kişinin ilişkiyi yaşıyanın değerlendirmesini değerlendirdiği yokladığı, ilgili kişiyle tartıştığı durumdur. Onun baktığı nesne. ilişkiyi yaşıyan kişinin nesnesinden farklıdır; o. ilişkiyi yaşıyanın değerlendirmesini kendi değerlendirmesiyle karşılaştım.
Değerlilik tasarımları'ndan kastettiğim. kişinin bilgisel bir temele dayanmıyan veya yanlış bilgiye dayanan inanmalarıdır;
sahip olduğu değer yargıları. kişi imgesi. v.b. dir. Genellikle yanlış bir induksyon ürünü psişik-toplumsal kaynaklı, bilgisel temeli olmıyan kişi inançlarıdır bunlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Etik
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
194
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757748137
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları
"Etik" 1970'lerin başında ilk yayımlandığı sıralarda, etik sorunlarla uğraşmak bugün oldugu gibi moda değildi. Geçen yirmi beş-otuz yılda etik, felsefede en çok uğraşılan alanlardan biri oldu, çesitli meslek etikleri dünyada da bizde de bir patlama gösterdi.

Ne var ki, dünyadaki siyasal ve bilimsel gelişmelerin yarattığı gereksinimlerden dolayı, 'etik'le çok uğraşılmakla birlikte, etiğe bakış değişmemiştir. Etik bugün de bir normlar alanı olarak görülmekte ve ondan, bize yaşarken ne yapmamız gerektiğini söylemesi beklenmektedir.

Ioanna Kuçuradi'nin Etiği ise, insanların başka insanlarla ve kendileriyle ilişkilerine ve bu ilişkilerde eylemde bulunurken karşılaşılan değer sorunlarına, bu arada da normlara ilişkin sorunlara bir ışık tutma girişimidir. Birkaç yoldan ortaya koymaya çalıştığı şey, yaşarken doğru ya da değerli eylemde bulunabilmenin bir bilgi sorunu olduğu, birkaç çeşitten bilgiye bağlı bir sorun olduğudur.

Kitabı okuyanlar 64 okur

  • ece
  • ⦓  Hüner ⦔
  • Maraz Marīz
  • Nur
  • e...
  • Hülya Akkoyun
  • D ψ
  • üzeyir yeşil
  • Merve
  • Mehmet Akif Koç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.3 (7)
9
%16.7 (2)
8
%0
7
%8.3 (1)
6
%8.3 (1)
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0