Felaketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur: Çocuklarının felâketini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıstıraplarını çocuklarına fazlasiyle iade ederler; böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edilişinde büyüdükçe büyür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
#Körlük kitabını okurken tempo, heyecan ve sürükleyicilik hâkimdi; virgüllerle dolu paragraflar arasında geçişlerde yer yer nokta eksikliği hissedilse bile. Görmek ise aşırı siyasal bir başlangıç yapıyor ve bu ton uzun süre devam ediyor. İlgimi çekmediği halde yarıda bırakmamak için direndim; çünkü Körlük ile olan bağlantısını merak ettim.
Sonlara yaklaştıkça Körlük ile bağ kurulan bölümler hoşuma gitti; ancak hikâyenin hiçbir yere varamaması büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu bende. Bir sonuç, bir yüzleşme ya da güçlü bir final hissi bırakmıyor. Elbette her kitap güzel bitmek zorunda değil; fakat bir önceki kitabın devamı niteliğinde olabileceği düşüncesi bu beklentiyi doğal olarak doğurduğu için eseri çok sevemedim.
Siyasetin, dünyanın her yerinde (hatta hayali bir ülkede bile) bencilliğinin yadsınamaz bir iğretisi olduğu fikri kitap boyunca açıkça hissediliyor.
(Spoiler)
Komiserin duygu dolu anları; vicdanı ve merhameti, kitabın en okunası kısımlarıydı. Bu bölümlerde metin gerçekten akıyor. Yazarın yerinde olsaydım, doktorun karısı kocasını boşamış olsaydı ve yıllar sonra gelişen bu durumda komiserle aralarında bir yakınlık doğsaydı; hatta birlikte kaçarken ölselerdi bile hikâye çok daha çarpıcı ve etkileyici olabilirdi. (Spoiler sonu)
Kitabı bitirdiğimde bende baskın kalan duygu şuydu:
Bu kitaba aslında hiç gerek yoktu.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,9bin okunma