Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.
Şiir yazar, fotoğraf çeker, çay içer, türkü dinler, Allah'a, atlara ve çocukların gözlerindeki umuda inanır...
Hayatta bunu bilmekten başka bilgi edinememiş biri bile Allah'ı hemen tasdik mevkiindedir. Aksi oluşlara ve daha neleri bildikleri halde aksine yönelenlere hayret ederim ve bu sırrın karşısında büyük korku duyarım.
Her yörede başka bir şekilde söylenir...oysa bunların hiçbirisi değildir. O, esasını bilmediğimiz şiir gibi vardır ve bizim duvarlarımızın, perdelerimizin ardındadır.
Zıtların ortak düşman karşısında yaklaşmaları gibi, inanışları farklı da olsa, şairler arasında gizli bir dayanışma vardır. Ortaktırlar. Ne var ki bunun mahiyetini anlatmazlar. Açıklamaktan perdelenmişizdir. Oysa resmi ileten dalgaların ve aletin hatıraları edindiklerini arifler verir.
Kendi şiirlerimi bir okuyucu gibi okurum. Özellikle yayınlandıktan sonra. Başka şairlerin getirdikleri şiirleri okuduğum gibi. Ben de şiirimin bir okuyucusuyum. Tabii öteki okuyucularla önemli bir farkım vardır: onlar okuduklarıyla vehmederler... Bense anahtarı yalnız bende bulunan bir odaya girer gibi okurum kendi şiirimi. Onun hatıraları bendedir.