İçinde yaşadığımız şu büyük Dünyamız muhteşem bir saray gibi tasarlanıp yaratılmıştır. Bu dünya sarayının tavanı, bizlere tebessüm eden katrilyonlarca yıldızla donatılmış muhteşem gökyüzüdür. Tabanı ise doğudan batıya uzanan ve her gün tazelenen çeșit çeşit ağaçlarla, rengârenk çiçeklerle, lezzetli meyvelerle donatılmış ve sayısız canlılarla şenlendirilmiş yeryüzüdür. Güneş, bu sarayı aydınlatan bir lamba ve ısıtan bir sobadır. Bahar mevsimi, sonsuz nimetleri ve çeşit çeşit çesit lezzetleriyle insanlanın önüne serilmiş bir rızık sofrasıdır. Yağmur yüklü bulutlar, adeta tüm canlıların su ihtiyacını karşılamak üzere yollanan bir rahmet süngeridir. Rahmet hazinesi
olan dağlar ise birer su deposudur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evet, şu büyük ve muhteşem evrene dikkatli bir şekilde bakarsak, her bir varlığın Allah'tan bir sanat eseri ve O'nun güzel isimlerinin bir aynası olduğunu görürüz. Yeryüzündeki ve gökyüzündeki her şey bize Rabbimizden haber verir. Her bir varlık; kusursuz harika sanatlı yaratılışı ve mükemmel işleyisiyle bize Yüce Allah'ı tanıtıp bildirir. Bir saray varsa onu yapan biri de mutlaka olmalıdır. Çünkü bir fiil fâilsiz, bir eser ustasız, güzel bir resim ressamsız ve bir nakış da nakşeden birisi olmaksızın kesinlikle meydana gelemez.
Allah'ın nuru ile nurlanan bir gönlün semasını hangi bulutlar kaplayabilir? Her an huzur-u İlahîde bulunmak bahtiyarlığına eren bir kulun ruhunu, hangi fâni emel ve arzular, hangi zavallı teveccüh ve iltifatlar ve hangi pespaye gaye ve ihtiraslar tatmin, teskin ve teselli edebilir?
Okumaya başlayınca nefsime ağır gelen, bırakmaya yeltendiğim, lakin nefsimle girdiğim o savaşı yenince, içindeki gizli incelikleri keşfettiğim, Rabbimle olan bağımı sağlamlaştırdığım, hayata daha şefkatle bakmama vesile olan bir kitaptı benim için. Okudukça, ögrendikçe sanki her sıkıntı daha taşınabilir her nimet daha görünür hale geldi. Rabbini tanımanın insanı nasıl rahatlattığını, merhametin, kudretin, hikmetin ve kulluğun ne kadar derin bir şey olduğunu yeniden anladım.
Okuduğum her esmadan ayrı bir feyiz aldım lakin özellikle bir bölüm belirtmem gerekirse:
●Er-Rahmân ve Er-Rahim bölümleri beni etkiledi. Allah'ın merhametinin sadece büyük lütuflarda değil, nefes alışımda, sabah uyanışımda, içimdeki en küçük huzur kurıntısında bile tecelli ettiğini fark etmek beni çok sarstı. O satırlarda durup uzun uzun düşündüm. Kalbime 'Rabbimin merhameti olmasa ben neye tutunurdum?' diye bir soru yerlești. Bu esmalar, kalbimde tarifsiz bir güven duygusu bıraktı. " Bana çok şey kattı ve rabbime hamd ederek kapattığım bir kitap oldu. Elhamdülillah(: