Müslüman olmak büyük ölçüde haricen, bariz bir şekilde bizim doğru, güzel, haklı, haysiyetli tarafta hem yer almamızı, hem bu müspet tavırlar doğrultusunda konuşmamızı, rey belirtmemizi ve bununla da yetinmeyip güzeli ika etmemizi, iyiyi yerine getirmemizi ve doğruyu temsil etmemizi gerektiriyor. Hangi taraftan bakarsanız bakın, müşahhas, elle tutulur, beş duyumuzla hissedilebilir bir doğruluk, güzellik, iyilik alanı, Müslümanın en yakın olduğu alan olmak zorunda. Bu alana Müslüman en yakın kişi değilse felâket baş gösterir. Müslüman olmayan biri doğruluk, güzellik, iyilik alanına asla Müslümandan daha yakın olmamalıdır.