Savaşlar, oyun bile olsa hiçbir işe yaramazlar. Mezar taşlarını arttırır, göğsü madalyaları dolu ama kolu, bacağı, gözü, kulağı olmayan insanlar türetirler.
Bay Güleryüz mektubu, getirdiği kişinin eline vermeyi sever, posta kutusuna atmayı değil. 'Çünkü birini başkasından farklı kılan, mektubu alışı, açış şekli, heyecandır,' diye düşünür.
"Kimi mektubu alır, kimin gönderdiğine bakmadan içeri götürür. İçeride bir an önce mektupla baş başa kalabilmektir derdi. Kimi belki de hiç gelmeyecek bir mektubu bekler. Gelenlerin hiçbiri heyecanlandırmaz onu. Gözü hep gelmemiş olanlardır. Kimi zarfı alır almaz ne gün postaya atıldığına bakar. Kimi utangaç bir gülümseyişle zarfa uzanır. Kimi elleri titreyerek açar."