Şermin Yaşar'ın okuduğum ilk kitabı oldu. Yakın zamanlarda Kelime Müzesi'ne dair haberlerle karşılaşmıştım. Şermin Yaşar, çocukluğunda, çocukluğuyla yaşayan bir yazar. Şair Didem Madak'ın şiirlerindekine benzer bir hissiyatı sezdim onda okurken çocukluktan kalan, çocukla birlikte yaşayan bir edebiyatı. Edebiyat'ın çocukluğuna giriş yaptım onun kitabıyla. Dilini ve anlatımını başarılı buldum. Dış gözden insanı yansıtmış bizlere, güzel notlar çıkarmış, çocukluğun masum düşüncelerini ve davranışlarını katmış kitaba, yetişkinlerin ve çocukların gözünden nasıllığını. Kitabı öneririm, yalnız çocuklara değil herkese.
Alıntılanacak çok şey var fakat ben burada 196. sayfadaki 10. Madde'ye yer vermek istedim:
"Belki de haklılar. Onlar yetişkin ama ben çocuğum. Benim hiçbir şey bilmediğimi sanıyorlar. Hiçbir şeye üzülmediğimi, işimin gücümün yaramazlık olduğunu sanıyorlar. Bir gün onlara çok yanıldıklarını göstereceğim. Bunun için okumam lazım. Okuyacağım, sınıf birincisi, hatta okul birincisi olacağım. Üniversiteye de giderim. Hepsinin ağzı açık kalır. Görür onlar... Hani hep bana "Sen kime çektin?"diye çemkirip duruyorlar ya... İşte o gün sıraya girecekler, 'Bana çektin, aynı bensin, bana çok benziyorsun!' diyecekler. Bugün 'Bıktım senden!' diyenler, o gün benim için ağlayacaklar... Göreceksin...
Şimdilik hoşçakal defterim.
Bunlarla vakit kaybedemem, çok işim var, daha büyüyüp adam olacağım..."