Dağıstan’da Avarlar, hayatını istediği gibi yaşayamamış
insanların mezar taşlarına “yüz yaşına kadar yaşadı ama
dünyaya gelmedi” diye yazarlarmış. Mekânlar olarak,
zamanlar olarak, insanlar olarak ve doğanın nesneleri olarak
bizi yoksul düşüren daracık hayatlarımıza karşı, hepimizin,
kalbimizin çekirdeğinde büyüttüğü o yatışmaz duygudur
gitmek. Hepimizin, sonsuzluktan pay edinme girişimidir;
bilinçli ya da bilinçsiz. Bir başkaldırıdır aslında bu; insanın,
ona dayatılmış hayata bir suçlaması, bir reddiyesidir.
“Yalnızlığı
ne kadar geniş bir alana yayarsan yay, ne kadar uzak
bir zamana ertelersen ertele, acısı ve ağırlığı azalmıyor. Çünkü
insan, yüreğini göğüskafesinde yapayalnız taşıyor"