“Sevmeyi özledim biliyor musunuz? Kayıtsız şartsız bir
gülüşü. Olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını. Bir
doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen
hoşgörüyü. ‘Nerde kaldın’ ayazını değil, ‘hoş geldin’ iyiliğini.
Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını. Kapı zilleriyle telefonlar arasında tükenmeyi. Geceyi bir hayal hazinesine
çeviren uykusuzluğu. Bir gövdenin önünde diz çökmeyi.
Kendimi severek yürümeyi kalabalıkta. ‘Göğe bakma
duraklarını’ özledim. Yağmuru kirpiklerden içmeyi. Yumruk
kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini. ‘Sana sevinç
verdiğim sürece ben buradayım’ zenginliğini özledim.