“Yüreğimizin sesini dinlemeliyiz, hayallerimizin peşinden gitmeliyiz.” kitap boyunca anladığım ana düşünce buydu. Çok güzel, etkileyici, motive edici birçok söz vardı. Zaten kitabın yarısının altını çizmişimdir ve burada da çok alıntı yapmamdan anlaşılıyordur bu da. Şimdi bunca alıntının üzerine yaptığım bu inceleme garip kaçabilir ama kitaptan beklentim çok daha yüksekti, çok sevilip çok övülen bi kitap çünkü. Evet içindeki sözler çok güzeldi ama olay bana biraz düz geldi, anlatım sadeydi. Olaylar açısından bakınca da daha çok şaşıracağım şeyler olmasını beklerdim ama büyük bir çoğunluğunda “böyle olacağı belliydi zaten” şeklinde okudum. Kendini önceden belli ediyordu yani. Sadece sonu beni şaşırttı ve beklemediğim bir şekilde bitti. Daha doğrusu öyle biteceğini bekliyordum ama bitiş şeklinin öyle olacağını hiç düşünmemiştim, bu yüzden şaşırttı. Yazarın daha önce “Veronika Ölmek İstiyor” adlı kitabını okumuştum ve o daha düz, sade cümlelerden oluşuyordu. Belki onu okumamış olsaydım bu kitabı da daha basit anlatımlı gelebilirdi ama ona kıyasla bu bir tık daha süslü anlatıma sahipti. Belki de beklentim çok yüksek olduğu ve aradığımı bulamadığım için böyle oldu, ama okumaktan asla pişman olunulmaz bir kitap, içindeki sözlerle sizi etkileyen ve motive eden, akıcı ve bir solukta biten bir kitap olduğu için tavsiye ederim.