Fehmi Çalışkan

7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
LİMON AĞACI Sandy Tolan 400 sayfa Limon Ağacı, İsrail-Filistin çatışmasının gölgesinde, gerçek olaylara dayanan iki insanın sıra dışı karşılaşmasını ve gelişen dostluğunu anlatıyor. Kitap, 1948 Arap-İsrail Savaşı sonrası ailesi mülteci hâline gelen Filistinli Beşir ile, Bulgaristan’dan Nazi zulmünden kaçarak aynı eve yerleşen Yahudi Dalia’nın hikâyesi etrafında şekilleniyor. Yıllar sonra Beşir, çocukluğunu geçirdiği evi ziyaret ediyor ve Dalia ile tanışıyor. Bu karşılaşma, aralarında derin bir diyalog ve empatiye dönüşen bir bağa yol açıyor. Sandy Tolan bu projeye bir radyo belgeseli için başlamış. Kitabın dokusu, bu belgesel tarzının izlerini taşıyor; karakterlerin röportajları, tarihî belgeler ve sahici anlatım teknikleriyle örülmüş. Bu nedenle hikâye oldukça bilgi ağırlıklı; yazar roman kurgusu biçiminde yazmış olsaydı, anlatımı daha akıcı olabilirdi. Kitap, sadece iki bireyin dostluğunu değil, sürgün, aidiyet, tarihî travma ve empati gibi evrensel kavramları da sorguluyor. Limon ağacı ise bu ilişkide hem bir metafor hem de gerçek bir bağlayıcı unsur olarak yer alıyor. Dalia’nın evinin bahçesindeki limon ağacı, Beşir’in çocukluğundan kalan bir hatıradır ve ortak geçmişin simgesine dönüşür. Tolan, kitabında taraf tutmaktan kaçınıyor; hem Filistinli hem de İsrailli bakış açılarını eşit bir hassasiyetle aktarıyor. Bu yaklaşım, kitabı politik olmaktan ziyade insani bir düzleme taşıyor.
Limon AğacıSandy Tolan · Pegasus Yayıncılık · 20227,8bin okunma
Reklam
Değerlendirme
MAHUR BESTE Ahmet Hamdi Tanpınar 202 sayfa Storytel’de sesli kitap olarak da var. Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Osmanlı’nın son döneminde geçen, ferdin iç dünyasıyla, toplumun dönüşümünü harmanlayan bir roman. Romanda, medeniyet çatışması işleniyor. Doğu ile batı arasında sıkışmış ferdin kimlik arayışı; geleneksel Osmanlı kültürü ile modernleşme sancıları arasında yaşanan gerilim dile getiriliyor. Ayrıca, aile ve toplumsal çöküş dile getiriliyor. İlmiye sınıfının ve geleneksel aile yapısının çözülüşü, bireylerin bu değişim karşısındaki çaresizliğiyle anlatılıyor. “Garip Bir İhtilalci” bölümünde, II. Abdülhamid dönemi ekseninde Osmanlı’nın çözülme süreci ve medeniyetin çöküşü ele alınıyor. Ferdin yozlaşmasıyla birlikte manevi değerlerin kaybı, toplumun ahlâki ve entelektüel çöküşü olarak yorumlanıyor ve bu durum “medeniyetin iflası” şeklinde tanımlanıyor. İşte bu enfes cümleler; “Oğlum Behçet, sen bir medeniyetin iflası nedir bilir misin? İnsan bozulur, insan kalmaz, bir medeniyet insanı yapan manevi kıymetler manzumesidir. Anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü? Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur. Sen cilt yapıyorsun, Şiraze nedir bilirsin. Bizde insanoğlu şirazesiz kalmış. Hayat onun için ahenksiz, birbirini tutmayan, günün hayatına cevap vermeyen bir yığın ölü kıymetler tarafından idare ediliyor.” Daha neler var neler… Evet,

Fehmi Çalışkan

, bir kitap okudu
6/10
·160 syf.·
Beğendi
·
2025 35. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
7.9/10 · 8,3bin okunma