Busra korhan

8/10
·279 syf.··
2020 4. kitabı
Uğur Dündar ve Haluk Şahin ikilisi Türkiye'ye araştırmacı gazeteciliği gösteren muhteşem ikili. Aslında iki gazeteci ve yazar hakkında bildiklerim iki cümleyi geçmiyordu. Kitapta okuduklarımdan sonra gazetecilere bakış açım değişti diyebilirim. Kitabın adına ve konusuna gelecek olursak; kitabın adı yazarların pratik zekalarını ürünü olan Haramzade Dönüşü kitabın ana karakteri olan ünlü müsrif iş adamı Halil Bezmen kendisi soyu beş yüzyıldır müslüman olmasına rağmen sırf Amerika da ikamet edebilmek için yahudi olduğunu Türkiye'de bu yüzden barınamadığını söyler. UĞUR DÜNDAR VE ARENA EKİBİNİN ÇIKARDIĞI GERÇEKLER HALİL BEZMEN TARİHİ ESER KAÇAKCILIĞI( Türkiye de yurtdışına çıkarılması yasak olan tarihi eserlerin sahte kimliklerle yurt dışına çıkarması) SSK PRİM BORCU( Trilyonlara varan borcunu sahte iflaslarla kaçmaya çalışır) Vergi KAÇAKÇILIĞI( BİR RÖPORTAJINDA DEVLET İ KAZIKLADIM CÜMLESİNİ KULLANIR BUNA RAĞMEN AVUKATLARININ MAHARETLERİ BERAAT EDER.), İSKİ( KLOR DAVASI) MESLEĞİNDE SADECE GERÇEKLERİ GÜNYÜZÜNE ÇIKARMAK İSTEYEN UĞUR DÜNDAR I KARALAMA KAMPANYASI ( NEYSEKİ TÜRK HALKI GERÇEĞİ GÖRÜR)
Haramzadenin DönüşüUğur Dündar · Güncel Yayıncılık · 200614 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Busra korhan

, bir kitap okudu
8/10
·279 syf.··
2020 4. kitabı
Uğur Dündar
5.6/10 · 14 okunma
Ben
Şehir üstüme sürüyor tüm gök gürültüsünü Evim üstüme bir kambur Okulum gel-gitli Dostlarım en yakın bi o kadar uzak Yaşam devam ediyor Bense unutuyorum her şeyi En başa dönmek için
Başlangıç
Şair olmak isterken Kopya çeken bir çocuk gibi Önüme ardıma bakınıp Duruyorum Hakikaten olacak mıyım Yoksa basit bir sahtekar gibi Yakalanacak mıyım Kim bilir Ömür uzun Öğrenmek için vakit var
KÂLÛ BELÂ
Dibace oradaydık hepimiz, müheyyâ bekliyorduk salaştı mukadderat, bozulmuş bir nişandı gebe rüzgâr, ihanete uğramış deniz, kerrat cetveli dünyaya sokunmuştuk, dünya hamdı külsüzdü ocak ,tellâl çarşısız ağzımız noksandı. rimbaud’un haberi yoktu menelik’ten nijinski delirmemişti mahler’in beş yaşındaki kızı ölmemişti daha nehre haşim annesiyle karanlık geceler bazı çıkardı zonklardı öpülmek için kavlamış dudaklarımız bekliyorduk: alnımızın çatında hepimizin bir çarpı. kopmamış birer çığlık diyesilerdi bize verilmemiş birer söz daha hiç çıkılmamış birer iskeleydi bedenlerimiz alnımız birer sayıltı azâlarımız yerli yerine sağlam çakılmamıştı bir çift göz, bir yumruk yürek arasında darma dumandık küşümle kapanırdı yüzümüz çünkü kazınmıştı oraya yekten başkalarına ait bir çarpı. yaşamak çarpısı derlerdi buna, yaşamak çarpıntısı.