Martin Eden sıradan bir hayatı olan bir adamken ona göre üst sınıfa mensup kusursuz Ruth ile tanışır.
Başta Ruth'un bulunduğu sınıfı aydın, bilgili ve eğitimli insanlar olarak görür ve onların sınıfına ulaşmak ve Ruth'a layık olmak için okumaya başlar. Bu okuma zamanla degisimi getirir ona ve yazma aşkı da başlar zihninde.
Sürekli okur, okur ve kendisini geliştirir. Aynı zaman bulunduğu sınıftaki ablasını, kız kardeşini ve diğer insanları da ulaşmaya çalıştığı sınıfla karşılaştırır ve onlara derin bir üzüntü duyar. Fakat zamanla üst sınıfla olan münasebetleri sonrası onların da alt sınıftan tek farkının yedikleri yemek, giydikleri giysiler olduğunun dehşetle farkına varır.
Artık iki taraftan da göremez kendini. Eskiden dağlar kadar fark gördüğü bu iki sınıfın hiçbir farkı olmadığını, aynı cehaletle yaşadıklarını anlar bana göre.
Ona eşlik eden sadece kitapları kalmıştır ve de Ruth'a olan derin, sarsılmaz aşkı.