Kevser işte; uyur, okur, yer, okur, aşık olur, okur, üzülür, okur, sevinir, okur, şarkı söyler, okur, gülümser, okur ve biraz daha yazıp ardından okur.
Yaşıyorum. Ve adımlarımı sayıyorum. Kaldırım kenarındayken beyaz taşlara ayaklarım değiyor, sarıları ise es geçiyorum. Yürümeye devam ediyorum, yolda gördüğüm her ağaca ufak bir selam verirken, unutup da ilerlediğim adımları geri dönüyor, selam vermediğim ağaçlardan özür diliyorum.
Sonra merdivenleri ikişer ikişer iniyorum, oldu ki bir tane fazla basarsan geri dönüyorum ve tekrar inmeye başlıyorum. O sırada düşlerim esir alıyor ruhumu. O sebeple şuan düşünmüyor yalnızca yaşıyorum.
Konuşmak misal eziyet, tek kelimeyle Elzem yahut Zulûm ve gözlerim kapanıyor, ellerim bir kaç kere birbirine dokunmuşken bu dokunuşları dörde tamamlamaya, kelimelerimi ise sonlandırmaya çalışıyorum.
Evet efendim ben yaşıyorum ama yaşamıyor da gibiyim.