Didem Kazan Sol

Didem Kazan Sol
@Karine
Yalnızca kanatlarına güven...
Öğretmen
İstanbul
8 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı

Didem Kazan Sol

, bir kitap okudu
Puan vermedi·520 syf.·
2020 3. kitabı
Jack London
8.9/10 · 135bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Buralarda yeniyim ancak bu beni nasıl mutlu etti. Teşekkürler güzel kadın🌺

Havva Buket Yılmaz

@havvayadabuket
·
Ahh nasıl güzel söyledin. . .
Sadece sesler onlar; her sabah yedide kafama çakılan yüksek ökçeler, sekizde çocukların ısrarlı ağlamaları, sonra geceleri inlemeler, iç geçirmeler ve ete inen yumruklar… Kaç ay olmuştu, buraya; bu sadece bir koltuk, bir masa, iki sandalye, bir yatak, perde ve halıdan ibaret olan eve taşınalı? Böyle söyleyince aklıma takıldı, benim neden iki sandalyem var? Yoksa ufacık da olsa bir umut mu besledim gelip karşıma oturacak diye? Yok yok. Öyle değil, biliyorum. Ben sadece ayaklarımı uzatacak bir sandalyeye daha ihtiyaç duydum. Öyle bir ev ki burası tüm odalarının kapısı kapalı, altlarına da kalın çarşaflar tıktım sızmasın soğuk içeri diye. Şimdi içime benzetiyorum o kapıları, içimi de kapadım sızmasın kimse diye! Telefon ısrarla çalmaya devam ediyor, susmayacak anlaşıldı. En iyisi tonlarca ağırlığım altında ezilen şu zavallı yataktan kalkmak, kırk beş kilogramlık tonlar… Kim arar beni diye düşünüyorum; ya annem ya ablam. Sanırım hep yok olmamdan korktular. Oysa ben hiç olmadım şu hayatta birkaç rüya ayı hariç. Neden aldığımı bilmediğim, muhtemelen ucuzlardı, ucube çizgi film karakterli terlikleri ayağıma geçirip masanın başına gidiyorum. Ah tabi annemdi işte! Açıyorum, adlarını ve yüzlerini bile hatırlamadığım, uzun bir akraba dedikodusunun içinde buluyorum kendimi. Cevaplarım ‘haklısın’dan öteye geçmiyor. O anlatırken ben şu ikinci sandalyeye uzatıyorum ayaklarımı. Gözlerim bacaklarımda, hani onun çok sevdiği bacaklarımda. Bir ceylanınkine benzetirdi bacaklarımı, elleri ince ince gezinirken, keşfederken beni. Oysa bir ceylanın da bacakları vardı, bir aslanın da, domuzun da ve hatta bir ağacın bile vardı bacakları, toprağa sıkıca tutunan. Bu kadar sevecek ne vardı bu kuru et parçalarını? Annem sesleniyor “Duyuyor musun Yasemin?” Duymuyordum. Özür diledim hemen,
Edebiyat
Bir elmanın bir meyve olduğu, bir babanın baba, bir savaşın savaş olduğu, bir gerçeğin gerçek olduğu, bir yalanın yalan olduğu, bir aşkın aşk olduğu, bir bıkmanın bıkma olduğu, bir başkaldırmanın başkaldırma olduğu, bir sessizliğin bir sessizlik olduğu, bir haksızlığın bir haksızlık olduğu, bir düzenin bir düzen ve bir evliliğin bir evlilik olduğu, olacağı günler gelecekti, inanıyordu Tante Rosa.
Her şey özlenebilir. Her şey tutku konusu olabilir. Her şey aynı ölçüde kutsal ve aşağılık olabilir. Tutkular çevreye göre değişen şeylerdir. Evli kadınlar toplantısında, en temiz pak aile kadını olmaya özenen aynı kadın, orospuların yanında en orospu olmayı niçin istemesin? Önemli olan istektir, hiçbir istek diğerinden soylu değildir, böyle düşünmüş olabilir Rosa gizliden...