‘’Şehit nedir? Toprak uğruna ölen midir şehit? Hayır. Bir anlam uğruna, hakikat ülküsü uğruna ölendir şehit. Toprak da ancak, hakikat ülküsünün yurdu olursa uğruna ölünmeyi hak eder. Ve hiçbir karşılık beklemeden, ilâhî medeniyet uğruna canını veren insana, bir anda, perdeler sıyrılarak hakikat çırılçıplak gösterilir. Hak dolaysız gösterilir. Bu sebeple o ‘’görmüş’’ olur. O görmüş, duymuş ve tatmış olur. Böylece beş duygu dünyası öteye gider, ötede beriye gelerek beş duygu âlemini kendisine katar.’’
Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam...