Halvetilikte müritler seyr-i süluk esnasında esma-yı seb'a (yedi isim) zikretmekle vazifelidirler: Tehlil (La ilahe illallah), Allah, Hů, Hakk, Hayy, Kayyum, Kahhar.
Şeyh Efendi müride, haline göre ona bu isimlerden birini zikretme görevi verir ve mürit sırasıyla makamdan makama bu isim leri zikretmek suretiyle basamakları çıkardı.
Dikkat edilirse 3. sırada Hü, 5. sıradaysa Hayy ismi yer almaktadır. Şayet salik , 5. mertebede kalmayı ve ilerlemeyi başaramazsa, hali tekrar geriye avdet eder ki bu takdirde Hayy'dan gelip Hu'ya gitmiş (düşmüş) olur: yani-tam da halkın kasdettiği anlam da bütün yaptıkları boşa çıkmış olur.
Kendisine ne tavsiye buyurduğu sorulduğunda, Platon şöyle demiş
Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinin sevilmeye bırakmaktır. Önemli olan, hayatta, "en çok şey'e sahip olmak değil, en az sey'e ihtiyaç duymaktır.
Sözgelimi sürekli yemeklerden önce "el yıkamak" ile namazlardan önce "abdest almak" arasındaki ayrımı mümkün kılan ölçüt nedir?
Eskiler, ibadet ile âdeti birbirinden ayırmak için zorunlu bir şartin varlığına işaret etmişler: niyet.