Kafamı meşgul eden her şeyi ona sormaya, ne düşünüyorsam anlatmaya dayanılmaz bir istek duyuyorum. Bu isteği güçlükle bastırıp susmayı yeğliyorum çoğu zaman. Sustuğum anlarda bile kafamın içinde durmadan onunla konuşuyorum. Benden bıkmasın, yorulup bezginliğe düşmesin diye dilimi tutuyorum.
Sebebi ne olursa olsun, kötü biten her olayın ardından kendimi cezalandırmaya çalışmak gibi berbar bir eğilimim vardı ve karşı koyamayacağım kadar kuvvetle abanıyordu üzerime.