Nasıl kaybolmadan flanör olacağız?
Hz. Mevlânâ bu dengeyi çok güzel kurmuş.
"Pergelin iğnesini doğru yere sabitle, ondan sonra bin alemi seyr-ü sefer eyle." diyor. Şimdi o pergelin iğnesini bir yere sabitlemezsek, dağılır gideriz. O yüzden tabii ki bir istikametimiz, bir çerçevemiz olacak zihnimizde. Zira her yere gidebilen bir insan aslında hiçbir yere gidemiyordur. İstikametini, menzilini bilecek insan. Nereye gitmek istiyorsun?Her yere gidiyorsan bir amacın, bir maksadın, bir maksudun, bir hedefin yok demektir. Bu yolculuk değildir. Bu biraz rüzgarın önündeki yaprak gibi dağılıp gitmektir. O yüzden pergelin iğnesini doğru yere sabitlemek son derece önemli. Bizim için bu, bizim inancımızdır, inanç değerlerimizdir, inanç dünyamızdır.
Kendi Gökkubbemiz/ İbrahim Kalın
Türk insanı büyük bir medeniyetin varisidir. Kendisine sonsuz düşmanlıklar kazandıran bir mazi. Ve bugün tam bir mağlubiyet içindedir... Zaferin biricik şartı fedakarlık. Kavgaların en çetini karşısındayız, kendimizle kavga, haysiyet ve namus kavgası. Hakikat uğrunda bu kadarcık bir tehlikeyi göze alamayanların yaşamaya hakları var mı?
İstikbalimizi kendimize karşı kazanmak zorundayız önce. En büyük tehlike bu tefekkür ataleti, bu zillete rıza, bu gururdan soyunuş. Oysa insanın tek izzete tefekkür...