En sevdiğim kitabın,
En sevdiğim sayfasında kendimi bıraktım.
Ve o en sevdiğim kitabı kapattım.
Arasında kupkuru, sapsarı bir yaprağım artık.
Açmaz kimse, okumaz kimse...
Bundan gayrı o sayfaya el değmez kimse.
Çocuktum da, gençtim de, yaşlıydım da...
İnsandım da hepsinden öte.
Kendimi öteleye öteleye ittirdim.
İttirdim dünyanın dışına.
Dışım, içime düşman, içim dışıma.
Kapat perdeyi dünya, indir üstüme kepengi,
Madem koyu siyah acının rengi.
Görmesin gözlerim bu kahpe ahengi.
Yok, yok, yok...
Al o kepengin arasına koy beni.
Hepsi bana müstahak,
hepsi bana müstahak.
Öfke bir girdap madem, ruhum mahpussa,
En güzel yanım, en sevdiğim kitabın
En sevdiğim sayfasında kurumuşsa,
Zaman denilen mefhum,
Saati hep ölüme kurmuşsa
Bırak kurusun dilim damağım...
Öfkem durulmuyorsa,
Durgun su gibi durgun...
Bırak köpükler çıka çıka kudursun.
Haksızlık, müsvedde kağıt gibi önümde duruyorken,
Mazlumun ekmeğini zalimler çalıyorken,
Öksüz öyle ağlarken, rakkase oynuyorken,
Kudursun, kudursun, kudursun öfkem...