Ezgi

Ezgi
Kendinle konuşmak için bir dilin olmalı.

Ezgi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
330 günde okudu
·
2018 17. kitabı
Sait Faik Abasıyanık
7.3/10 · 17,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yanıldın İstanbul
Yanıldın İstanbul, Telaşından Gökyüzüne bakmayı unuttuğum şehir, Yanıldın Martıların acı çığlıkları yalnız senden ulaşmıyor semaya Senin martı ve ambulans sesleri karışmış göğünden yükselen sesler, kalabalıkların hınzır uğultusu, Eminönündeki balık kokusu sana ait değil Bencilsin Tüm şiirleri kendine yazdırttın -İnsan sevdiğini yerer ya- Sevin yine sana yazılmayan şiirlerin basitliğine Kafiye tutmayışına Telaşından insan unutuyor düşünmeyi, Bir kovalamacayla geçiyor günler Dakikalar saatleri kovalıyor Günler haftaları, Haftalar da ayları... günlük yazıları|19.06.2018
Denizin karşısında ufka bakarken, masalımsı bir anda çocukluğumdan bi parça beliriveriyor zihnimde. Ne olduğu neyle olduğu tam belli olmayan, ama beni oradan alıp 5 yaşıma götüren his... Şu anki beni oluşturduğuna inandığım o çocuk, bilinçaltımın bir köşesine saklanmış hatırlanmayı bekliyor sanki. Bensiz büyüme diyor, bensiz aşık olma, benim gözlerimle bak dünyaya. Dünya her ne kadar kötü biri olduğunu sürekli hatırlatsa da, içimden yükselen o ses dünyadaki güzellikleri görmeye devam ediyor. günlük yazılar|07.07.2018
Dağlarının, dağlarının ardı, Nasıl anlatsam... Ağaçsız, kuşsuz, gölgesiz. Çırılçıplak, Vay kurban... "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda." Yiğitlik, sen cehennem olsan da bile Fedayı kabul etmektir, Cennet yapabilmek için seni, Yoksul ve namuslu halka. Bu'dur ol hikâyet, Ol kara sevda.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Şiir
Aman yarabbi, ne güzeldi bu Türk sesi! Aman yarabbi, neler söylemiyordu! Dağ, yayla, kır, orman, aç, hasta, bakımsız, bilgisiz, cahil bir kalabalık şeklinde gösterilmek istendiği zaman, öyle olan insanların bulunduğu memleketti. Ama orada sesler vardı ki, hakikat denilen şeyin de aslı o seslerdi. Birdenbire akşam oluyor, keder basıyor, bilgisiz, cahil, aç ve hasta adam, ormanın kenarındaki çimenlere oturuyor ve kara koyununa meçhul bir sevgiliden kavalıyla söz açıyordu. Bu sözde bilgi, bu sözde...
Sayfa 93 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu