Bu Tanrı’nın bir isteği olamazdı, olsa olsa alay eden bir iradenin oyunu olabilirdi, sadece hayatın mucizesi olabilirdi, Tanrı’nın değil. Her gün binlerce kez bir araya gelip sonra yine ayrılan bir tesadüf gibi tıpkı. Daha fazlası olamazdı… İyi kalpli, güzel insanlar, Tanrı için onları böyle anlamsız bir oyunda harcayacak kadar önemsiz olabilir miydi?
Mucizeye olan inancından vazgeçmemişti, ancak mucizenin artık sadece Tanrısal elin dokunduğu hayatın bir oyunu değil de, daha kutsal, daha Tanrısal bir şey olduğunu düşünüyordu.
Sayfa 35 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Yukarıya kadar tırmanıp cesurca son adımı atarken birdenbire yanlış yola girdiğini düşünüp korkuya kapılmak, ileriye doğru birkaç kolay adım atacak gücü kaybetmek kadar korkunç bir şey yoktur hayatta.
Sayfa 12 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Susuzluktan ölmek morfine susayarak ölmekle karşılaştırınca cennetten inme, kutsal bir ölüm gibi… Bu diri diri gömülüp de, tabutunun içinde kalan son hava zerreciklerini yakalamak istercesine göğsünü tırmalamak gibi veya yakılan bir kâfirin alevin dilleri bacaklarını ilk yaladığında inlemesi, debelenmesi gibi bir his olsa gerek.