Sıkıcı bugünü unutturan, düşleri kamçılayan, asla gerçekleşmeyeceklerini kendisinin de bildiği birbirinden uçuk, gönül çelici hayallerle nasıl da sersemleşirdi insanın kafası!
Yazarın okuduğum ikinci eseri. Puslu kıtalar atlası ilkiydi. Bence AMAT ta tarih zaman çevre kişiler dil herhangi bir gerçekliği yansıtma kaygısından çok, bir atmosfer yaratma, dekor işlevi oluşturma işlevi görmüş. Eserde bize dini, mistik, mitolojik ve masalsı unsurlardan hareketle fantastik bir dünya kurmuş. Kurgusu yla akıcı bir eser olan AMAT ta o kadar çok denizcilik terimi varki anlamayı zorlaştıran. Buna rağmen etkileyici bir eserdi diyebilirim...