Hiç kimsenin istemediği, ulusların ve hükümetlerin de istemediği, birbirlerine karşı oyun oynayan, birbirlerine blöf yapan diplomatların beceriksizlikleri yüzünden içine düşülmüş olan bu savaş hakkında ilk anda duyulan korku, yerini birdenbire bir heyecan ve coşku seline bırakmıştı.
Ben bu dünyayı, hem bugün için hem de daha güzel bir gelecek için çok seviyordum.
Ve 28 Temmuz 1914'te Saraybosna'da sıkılan bir kurşun, içinde yetiştiğimiz, büyüdüğümüz ve oturduğumuz o yaratıcı aklın güvenli dünyası, tek bir saniye içinde içi boş bir toprak çömlek gibi bin parçaya ayrılıverdi.