Züleyha

Züleyha
@Kayraz
Hayvanlar dünyasında egemen bir yasa, temel bir kural vardır; buna göre; doğada güçlü sayılmayacak türler bir araya gelerek yeni güçler edinir ve kendilerine özgü yeni bir biçimde dışa karşı etkinliklerini sürdürmeye çalışır. İnsanların da bir araya gelmesi böyle bir amaca ulaşmak içindir. Dolayısıyla, insan ruhu da toplu yaşamın koşullarıyla düpedüz yoğrulmuştur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
çocuğun ruhsal durumu çeşitli doğrultulara yönelebilir. Bunlardan biri "iyimserlik"tir; karşısına çıkan ödevlerin pekâlâ üstesinden gelebileceğine güvenen çocuk, ödevlerine üstesinden gelinebilir gözüyle bakan bir kişinin karakter özelliklerini geliştirir. Örneğin cesaret, açık yüreklilik, güvenilirlik, çalışkanlık gibi özellikler oluşur çocukta. Bunun karşıtı, "kötümserlik" kapsamına giren karakter özellikleridir.
belirli bir amacın saptanmasında rol oynayan önemli bir etken de uygarlıktır. Çocuğun karşısına adeta bir duvar gibi dikilir uygarlık ve çocuk dönüp dolaşıp bu duvara toslar; ya ki izlenmeye değer gördüğü, isteklerinin gerçekleşeceği umudunu kendisine veren, gelecek için kendisine güvence ve uyum vaat eden bir yol bulabilsin.
Söz konusu temeller, ileride sürekli pekiştirilip geliştirilir, değişken bir nitelik taşır, etkilenmeleri açık bulunurlar. Alabildiğine değişik etkiler, yaşamın kendisine yönelttiği isteklere karşı çocuğu belirli bir tavır ve tutum takınarak yanıt vermeye zorlar.
Bir insanın devinimlerinin yöneldiği amaç, o insanın çocukken dış dünyadan aldığı izlenimlerin etkisi altında gelişip ortaya çıkar. Bir insanın idealinin, yani amacının yaşamının henüz ilk aylarında oluştuğu görülür; daha bu aylarda dıştan kaynaklanan duyumları sevinçle ya da hoşnutsuzlukla yanıtlar çocuk, dolayısıyla söz konusu duyumlar böyle bir idealin gelişiminde rol oynar.