Her an ayağı frende, ama her an hep aynı hızda olmak. Her an durmaya hazır bulunmak, ama asla durmamak. Hep akmak. Hep gitmek. Hiç hızdan düşmemek. Bayram, montaj hattından daha amansız, daha hoşgörüsüz bir yer ve durumda bulunabileceğini hiç aklına getirmemişti. Orada hep makinesin. Herkes makine. Her şey makine. Burada hem makine, hem insan olmak...
Ne şaşırmak, ne düşünmek, ne denizi gördüğüne sevinmek. Hiçbir duyguya, hiçbir algıya fırsat yok şimdi. Şimdi salt trafiği görmek salt onu düşünmek, onu hesabetmek var. Bilerek seçilebilen bir durum değil bu. Hızlı akan bir dere suyunun içinde, artık o suyun akışına katılıp gitmekte olan küçük bir dal Bayram da. Yolun akışı ondan ne istiyorsa o oluyor.