Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız ( düş kırıklıklarımız) hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
Yüce varlık bize bir beden verince
Sevmeyi öğretti her şeyden önce
Sonra şu delik deşik yüreğimize
Mana incileri sakladı binlerce.
Niceleri geldi, neler istediler;
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler;
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.
Ö. Hayyam
Ben bir şeyi hiç mi hiç, az sevemedim;
Hele orta hiç sevmedim:
Hep çok sevdim.
Arakadaşlarımı da çok severim.
Yeryüzüne biterim.
Eve portakal alınca sandıkla alıyorum:
Dayanamayanlar çürüyor,
Bayım!