İnsan kendi huzuruna sahip çıkabilmek için başkasının huzursuzluğundan beslenebiliyordu demek. Fakirin kuru ekmeğine bakıp, kendi yavan ekmeğini öpüp başının üstüne koyuyor, ziyafetteymiş hissine kapılabiliyordu.
Hayallerinin üstüne basa basa yaşadığı hayatının içinde, çok uzun zamandır dikenli tellere takılmış bir çaput gibi rüzgarda sallanıyor, işin garibi artık sallandığının bile farkında varmıyordu.