Ay Işığı

Bülent olsaydı "Kalkın ne oturuyorsunuz, yenileceğiz, yararlanacağız, bize ait değil bu yer, kimse gönlümüzü almayacak, gidip gönüller alalım." diyecekti. Bülent öldü, yenilmiş ordular gibi değiliz. Hüzünlüyüz. Bir yetimimizi gönderdik tüm yetimliklerin bittiği âleme.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yetimliği Biten Şair "Bülent şaka yapar gibi gitti, o meşhur cümlesi vardı ağzında: Hepimiz ölecek yaştayız! Gençler, diyordu. Azalıyoruz, diyordu. Vakit azalıyor, diyordu. Yazmalıyız, sohbet etmeliyiz, birbirimizi bulmalıyız, diyordu. Yüzümüzü yere yıkmadan anlatmalıyız, gönül almalıyız, diyordu. "
O adamlar hayvanları sağa sola çekiştirip duruyor görünseler de, sizin o hayvanlardan birini beğenmenizi istediklerinde onu kucaklarında bir tartıp sonra hoyratça yere atıverseler de, kanlı canlı bir hayvanla sizin gibi senede birkaç kez temas etmedikleri, aksine onlarla bir hayat sürdükleri çok bellidir. Hayvanlarla nezaket ilişkisi değil aile ilişkisi kurmuşlardır. O hayvanların her biri ile uzun aylar getirmişler, onların her birini otlaklarda, bayırlarda gezdirmişler, huyunu, suyunu belirlemişlerdir. Hatırlı birinin selamı ile o satıcıya gitmişsiniz ya da diyelim ki aranızda uzaklıktan akrabalık filan varsa sizi belli belirsiz daha iyi olan kurbanlıklara yönlendirirler. "O sana gelmez enişte, sen şunu al" gibi izah, şerh ve ikna çabası içermeyen bazı laflar gevelerler. Onun eti şöyledir, bunun otlağı şurasıdır gibisinden, size hemen hiçbir şey söylemeyen, ama kendilerince son derece ikna edici gerekçeler ileri sürerler.

Ay Işığı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
Beğendi
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2022 23:59
·
2022 5. kitabı
Ahmet Murat
8.1/10 · 1.053 okunma
Bir şehri sevmeye nereden başlanır? Ya da bir şehri sevdiğinizi o şehrin daha nesini severek kanıtlayabilir siniz? Musa abi taşına kadar seviyor Kudüs'ü. O, ideolojik ve siyasi bir kurguyu değil, bir tartışma odağını ya da yorgun bir modern imgeyi değil, hakikaten Kudüs'ün kendisini seviyor. Bu şehri ideolojik koşullanmalarla sevmiş olsaydı bu kadar mukavemetli bir sevgiye ulaşamazdı. İşte bu sebeple tartışmaların bittiği yerde, çatışmaların söndüğü yerde, gezginlerin evlerine çekildiği yerde, barış masaları kurulduğu yerde, o kritik ve artık süngülerin düştüğü sınırda, onun sevgisi harından bir şey kaybetmeden tütüyor olacak.