O adamlar hayvanları sağa sola çekiştirip duruyor görünseler de, sizin o hayvanlardan birini beğenmenizi istediklerinde onu kucaklarında bir tartıp sonra hoyratça yere atıverseler de, kanlı canlı bir hayvanla sizin gibi senede birkaç kez temas etmedikleri, aksine onlarla bir hayat sürdükleri çok bellidir. Hayvanlarla nezaket ilişkisi değil aile ilişkisi kurmuşlardır. O hayvanların her biri ile uzun aylar getirmişler, onların her birini otlaklarda, bayırlarda gezdirmişler, huyunu, suyunu belirlemişlerdir. Hatırlı birinin selamı ile o satıcıya gitmişsiniz ya da diyelim ki aranızda uzaklıktan akrabalık filan varsa sizi belli belirsiz daha iyi olan kurbanlıklara yönlendirirler. "O sana gelmez enişte, sen şunu al" gibi izah, şerh ve ikna çabası içermeyen bazı laflar gevelerler. Onun eti şöyledir, bunun otlağı şurasıdır gibisinden, size hemen hiçbir şey söylemeyen, ama kendilerince son derece ikna edici gerekçeler ileri sürerler.