Kübra bulum

Kübra bulum
@Kbrabulum
15 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Aşk
Ne zor şey aşık olmak. Hele ki o başkasına aşıksa. Yaptığı her şeyden bir parça kendine almak istersin. Alırsın, dersin ki benim için yaptı. Ama aslında o başkasına yapmıştır. Bunun farkına varmak ne zor şey. Mavi gökyüzü, karanlığa gömülür bir an da, çünkü o sana değil başkasına aşıktır. Seni seviyormuş gibi yapar. Nedenini hiç anlamazsın. Soramazsın da cevabı belli soruları. Korkarsın alacağın cevaptan susarsın. İçine atarsın, hasta olursun. Hayatın birden bire zehir olmuştur. Nedenini sormadığın için. Aşkı yaşamak zordur. Hele ki o başkasına aşıksa. Hele ki o senin ona aşık olduğunu biliyorsa. Bilerek gözlerinin içine bakarak başkasını sevdiğini söyler. Senin canını açıtmak için. Neden bundan zevk alır. Egosunu tatmin etmek için mi? Yoksa hiç aşkı tatmadığı, kıymetini bilmediği için mi? Sevilmeyen insanlar, şiddet gören insanlar bunun aynısını seven insanlara uygularlar. Sanki onların canı yanmamış gibi senin de canını aşkla yakarlar. Sahi insanlar empatiden bu kadar mı uzaklar? Halbuki açık olsa, senin aşkınla oyun oynamasa daha mutlu olmaz mıydık? Aşkta gurur olmamalı, aşkta dış güzellik aranmamalı. Aşk olduğu gibi yaşanmalı. Art niyet aramadan. Aşk sadece hisetmektir. Israrla farklı amaçlar aranmamalı. Aşk iki bacak arasına da saklanmamalı. Kalbinle yaşanması gereken bir duygudur aşk. Aşkı inandıramazsın. Aşkı sadece hissettiğin zaman yaşarsın. Eğer aşkı kanıtlarla istersen. Aşk, aşk olmaktan çıkar. Sıradanlaşır. Basitleşir ve sen can yakmaya başlarsın. Halbuki o kadar basittiki aşk. Hissetmeyi bilene. Bana göre aşkı en güzel hayvanlar yaşıyor. Onların kendilerini kanıtlamaya ihtiyaçları yok. Hisleriyle hareket ederler. Bizimde aşkı sadece hislerimizle yaşamamız lazım. Aşk bu kadar basit ve bu kadar zor bir şeydir. Tolstoy'un dediği gibi, Sadece derin sevgisi
Reklam
Özlemek
O kadar özlüyorum ki ne zaman göreceğimi merak ederek. Ne zaman dokunacağı mı merak ederek? Ne zaman tenine dokunacağı mı merak ederek? Ben bu kadar özlerken o da beni özlüyor mu diye düşünerek? Duygular karşılıklı mıydı gerçekten? Bunu da merak ediyorum. Derler ki bu dünya da birine karşı hissettiğiniz herşey karşı taraf için de geçerlidir. Sahi gerçek mi bu? O da beni özlüyor mu? Görmek istiyor mu? Bunlar hep insanların belirsizliklerinden değil mi? Derler ki hayatın boyunca mutlaka seni düşünen biri vardı. Peki o beni düşünüyor mu gerçekten? Yüreği sıkışarak, nefes alamayarak, yaşamından tat alamayarak. Sahi gerçek mi duyguların karşılıklı olduğu? Ben, bana umut verdiği için inanıyorum biliyor musunuz? Belki de akılsız dersiniz. Ama sevmek öyle bir büyü ki anlamlamdıramazsınız. Sevgiye anlam verdiğiniz zaman sevgiyi öldürürsünüz. Sevgi, gelişi güzel yaşanmalı. Bir birine dokunarak, bir birine geçerek bir bütün olarak anlam vermeden. Neye anlam verdiysek kaybediyoruz. Neden sevgiyi de kaybedelim. Kimine göre zindan olan, kimine göre değersiz olan, kimine göre nedensiz olan hayatımıza sevgiyi katmıyoruz? Belki de herşeyin anahtarı sevgidir. İzin vermekten neden bu kadar korkuyoruz. Bazen hayatımıza anlam vermek yerine, anlamsız bırakıp anlamalaştıra biliriz. İnsanlar, malesef  bunun farkında değil. Herşeye bir anlam vermek zorunda hisediyor. Halbuki o kadar basit ki sevgiye anlam vermemek. O kadar özlüyorum ki sevgiyi, benim gibi anlam vermeden yaşayarak anlamsızlığın içine anlam katan birini. Özlem tarif edilmesi zor bir duygudur. Görecelidir. Herkes için farklı şeyleri ifade eder. Ben sevgiyi özlüyorum. Damarlarımdaki kanı tekrar hızlandıracak sevgiyi. Belkide bu kadar özlediğim için hep özlüyorum. Belkide özlemeyi bırakmalıyım. O beni bulsun diye.
Anlamsızlıklar içinde anlamlar
ANLAMSIZLIKLAR İÇİNDE ANLAMLAR Hayat hep bir karmaşa değil miydi? Israrla anlamsızlığı anlamanın ne anlamı var? Aslında her şey bir toprağa dokunup onun nefes aldığını hissetmek kadar anlamlıydı. Bir yaprak neden hayat bulduğu ağaçtan düşer? Bunu anlamsız bulanlar için söyleyeceğim. Yaprak doğdu.Kimi zaman güneşin o kavurucu sıcağında annesi olan ağaca tutunmaya çalıştı. Kimi zaman da o sinirli rüzgârın şiddetine maruz kaldı. Yaprağın anlamında şunlar yok muydu; her zorluğa annesiyle birlikte göğüs gererek ve savaşarak mücadele etmek? Her şeyin ve herkesin zamanının dolduğu gibi yaprak da annesiyle birlikte günlerce ve aylarca verdiği savaşta dinlenmeyi seçti ve annesinden ayrıldı. Bu anlamsızlık değil işte! Bu zorluklarla geçen bir hayatın anlamından ibaret bir hayat...
İlişkiler