Ne zor şey aşık olmak. Hele ki o başkasına aşıksa. Yaptığı her şeyden bir parça kendine almak istersin. Alırsın, dersin ki benim için yaptı. Ama aslında o başkasına yapmıştır. Bunun farkına varmak ne zor şey. Mavi gökyüzü, karanlığa gömülür bir an da, çünkü o sana değil başkasına aşıktır. Seni seviyormuş gibi yapar. Nedenini hiç anlamazsın. Soramazsın da cevabı belli soruları. Korkarsın alacağın cevaptan susarsın. İçine atarsın, hasta olursun. Hayatın birden bire zehir olmuştur. Nedenini sormadığın için. Aşkı yaşamak zordur. Hele ki o başkasına aşıksa. Hele ki o senin ona aşık olduğunu biliyorsa. Bilerek gözlerinin içine bakarak başkasını sevdiğini söyler. Senin canını açıtmak için. Neden bundan zevk alır. Egosunu tatmin etmek için mi? Yoksa hiç aşkı tatmadığı, kıymetini bilmediği için mi? Sevilmeyen insanlar, şiddet gören insanlar bunun aynısını seven insanlara uygularlar. Sanki onların canı yanmamış gibi senin de canını aşkla yakarlar. Sahi insanlar empatiden bu kadar mı uzaklar? Halbuki açık olsa, senin aşkınla oyun oynamasa daha mutlu olmaz mıydık? Aşkta gurur olmamalı, aşkta dış güzellik aranmamalı. Aşk olduğu gibi yaşanmalı. Art niyet aramadan. Aşk sadece hisetmektir. Israrla farklı amaçlar aranmamalı. Aşk iki bacak arasına da saklanmamalı. Kalbinle yaşanması gereken bir duygudur aşk. Aşkı inandıramazsın. Aşkı sadece hissettiğin zaman yaşarsın. Eğer aşkı kanıtlarla istersen. Aşk, aşk olmaktan çıkar. Sıradanlaşır. Basitleşir ve sen can yakmaya başlarsın. Halbuki o kadar basittiki aşk. Hissetmeyi bilene. Bana göre aşkı en güzel hayvanlar yaşıyor. Onların kendilerini kanıtlamaya ihtiyaçları yok. Hisleriyle hareket ederler. Bizimde aşkı sadece hislerimizle yaşamamız lazım. Aşk bu kadar basit ve bu kadar zor bir şeydir.
Tolstoy'un dediği gibi,
Sadece derin sevgisi