Kübra bulum

Kübra bulum
@Kbrabulum
15 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
Düş kesiği, düşlerin kesiştiği, düşlerin kesildiği, düşlerin kesintiye uğradığı...       Karakter oldukça karmaşık bir duygu yoğunluğu içinde yaşayan birisi, bir duyguyu yaşamadan diğerini yaşamaya çalışmış, diğer duyguyu yaşamaya çalışamadan yeni bir yaşamın ortaya çıkması. Sindiremediği duyguların , sıralamasının nasıl olduğunu kestiremeden kendisini sorgulamaya başlıyor. Aslında insan doğasını tek bir kişiyle farklı kişilermiş gibi anlatması büyük bir başarı, bu biziz, bizim doğamız. Her şeyin bir rüya ile başladığını görüyoruz. Aslında her zaman var olan dürtülerin bir rüya ile patlaması ve kendisini  aramaya başlaması. Üç kısımdan oluşan kitabın son kısımda kitap ve yazar ile ilgili açıklamaları göreceksiniz. Bu da yazarın kendi hayatından da kesitler verdiğini düşündürdü.    Karakter küçüklüğünden itibaren yalnızlığa itilmiş, sorunlarını objelerden oluşturduğu, onu anlayan karakterlere anlatmış. Bu yüzden onunla konuşan birinin (karısı) olması karmaşanın içinde onu  daha karmaşık hale getirmiş. Yazarın vurguladığı, "yazan kişi yazdığını yaşar gibi olur" çok anlamlı bir bilgi bize aktarıyor. Özellikle romanına olan saygısı, sadakati yayınevinin değişiklik yapmasını istemesi, romanına olan sadakatin bozulmasına neden olması, sadece romana değil karısına karşı utanması, karakterin her şeye saygı duymasının dışında sadakatli biri olduğunu da gösteriyor. Ama sadakatini bozduğu için romanda  neden karısını öldürmeyi tercih ediyor. Romandaki sevgilisi de olabilirdi. Neden karısı, çok sevdiği için mi? Karısının romanı ruhsuz gördüğü için mi? Yayınevini desteklediği için mi? Kızgınlığını karısını öldürerek alıyor, yayın evinden aldığı parayla araba alması ve o arabaya düşman olması sadece bu da değil kendisine düşman olması, kendisini unutması ve yeni bir karakter
Düş KesiğiGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 20201,053 okunma
Reklam
Puan vermedi·109 syf.··
2020 16. kitabı
Akıcı bir dile sahip ve gerçekleri gerçekten esinlenmiş masal ruhuyla anlatması insanı kitaba daha da bağımlı yapıyor. Kitabın yarısından itibaren masal seçmelerine yer vermesi, bana gerçeklerin masaldan bir farkının olmadığının ve gerçeği masal gibi yumuşatmaya çalıştığını düşündürdü. Kitabında dini öğretilerin her zaman kullanıldığını ve inanılan dine ne kadar inanmamız gerektiğini de vurguluyor. Aslında alçaklığın insanların yoksunluklarının dışa vurumu olduğunu da bize hissettiriyor. Masalın içinde gerçekler, gerçeklerin içinde masal. Aslında ilk yarısına kadar gerçek hikayeler diyebiliriz ama devamının masal olması, iki düşünceye yer açtı. Birincisi, gerçeklerle dalga geçmesi (araştırmalarım yazarın hep konuları hafife alarak anlatması yönünde) ne kadar yaşarsak yaşayalım, adımızı duyuralım, kötülükler-iyilikler yapalım hayatımızın sonu bir hikayeden ibaret. İnsanlar okuduğu zaman över veya yerer. İkincisi, sadece masal. Borges toplumu eleştirmeyi daha hafife indirgemiş. Neden açık açık anlatmadı? Neden masal oldu? Toplumlar hiçbir zaman yaptıkları yanlışların eleştirilmesini istemez, eleştireni eleştirir. Borges bu anlatımla insanların düşüncelerine daha çabuk sızacağını düşünmüş olabilir. Bu şekilde eleştiriler sadece hayatla dalga geçmesi yönünde oldu. Gerçeklerin anlatılması sorun olmadı. Bu şekilde alçakça yapılanlar gün yüzüne çıktı. Ve büyük bir tepki çekmeden yanlışları her yönüyle anlatmış oldu. Mafya, köle ticareti, din, cinayet vs.. Borges bu şekilde gerçeği daha gerçek gösterebilir mi emin değilim. İnsanlar gerçeğe mi masala mı inanmak ister? İnsanoğlu var olduğu günden itibaren alçaklık varlığını korudu. Binbir gece masalına yer vermesinin nedeni de bu olabilir. Alçaklık her zaman var oldu. Borges dönemsel olarak yaşanan sorunlara da değinmiş.
Din
Alçaklığın Evrensel TarihiJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 20132,176 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2019 81. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2019 00:09
Eski-yeni farketmeden,okunduğu zaman insanların kendi dönemlerini de yansıttığını göreceksiniz. Bir taraf acı çekerken bir taraf mutluluk için de işkence görenleri görmezden geldiğimiz ve bununla eğlenmemiz, güçlü olanın her şeye hakim olmasına izin vermemiz, aşka- sevgiye değer vermeyişimiz, aile kavramını görmezden gelmemiz, birey olarak görülmemek vs. Eski çağ olmasına rağmen, şimdiki döneme bile ışık tutacak bir kitap.
Adem'den ÖnceJack London · İndigo Kitap · 201925,9bin okunma
Puan vermedi·154 syf.··
2019 68. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2019 00:42
İnsanların eksik olduğu konuları biraz sert biraz naif şekil de anlatılması çok başarılı. Önemli olan biz küçük insanların bir nebze de olsa anlamasıydı. Anlasaydık eğer eksik yanlarımızı bu hale gelmezdik.
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Payel Yayınları · 201915,4bin okunma