-Spoiler içerebilir-
Oblomov, 200 küsürüncü sayfaya kadar yatağından kalkmayan, kafaların içinde bu adam neyin nesi dedirten, kendini sevdiren bi adam en nihayetinde. “Bu oblomovluk işte!” Ştoltzla bir kıyaslama üzerinden düşünmeyle faaliyete geçme süreçleri çok güzel anlatılmış. Olgamız var bir de. Olga, Ştoltz’un istekleriyle Oblomovu hayata döndürmeye çalışır başarır gibi olur da. Ama Oblomov’unki bi seçim değil zorunluluk olmuştur artık. Kahyadan mektuplar, Olga’nın üstelemeleri, Ştoltz’un gidip gelmeleri doktorun seyahat et demesi, kar etmez onu köye göndermeye; işlerini eline almasına, varlığını büyütmesine. Oblomov aptal değildi. Oblomov bi yerde yaşam uğraşına girmenin boşuna bir çaba olduğunu fark edip eldekilerle yaşamı sonlandırmamın hafifliğini hissetmişti. Bu sebepten beklentileri karşılaması zorlama olurdu. Oblomov memurluğu da denemişti partileri, dedikoduları da. Zaharın bağımlılığı da ayrı bi nüanstı. 565-76 unutmuşum inceleme yazmayı.