Zaman zaman insanların kendisine çeki düzen vermek ihtiyacı hissedebildikleri gibi toplumlarında kendisini bir toparlanma,durumu kontrol etme ve yeniden değerlendirme ihtiyacı hissetmeleri hayatın olağan akışı olarak kabul edilir.
İnsanlar bu iş için aynaya bakma ihtiyacı duyarken, toplumlara ayna tutma işini tarihçiler yapar.
Ahmet Yaşar Ocak "Farklı Bir İslam Tarihi" adlı eseri ile Müslümanların ihtiyaç duyduğu aynayı tutmuş bence.
Yazar kitabında ele aldığı konu başlıklarını mezhep, ırk, coğrafya taassubuna kapılmadan objektif bir şekilde ele aldığını düşünüyorum.
Temel meselelerde bile bu kadar çok anlaşmazlığın olduğu İslam dünyasında sorunlara bir çırpıda çözüm bulabilmek imkansız gibi görünüyor.
Yazarı, günümüz hakim anlayışının tersine olaylara cesur,objektif ve bilimsel bakışı ve değerlendirmeleri sebebiyle tebrik ederim.
Umarım okuyanı ve anlayanı bol olan bir kitap olur.
Algılarda karıştırılan bir diğer husus da halifenin dini yorumlamakla görevli olduğunun düşünülmesidir. Oysa halife Hıristiyanlıktaki papa örneğinde ruhanî ve dinî bir şahsiyet olmadığı gibi böyle bir vazife sahibi de değildir. Çünkü istisnaî bir iki örnek dışında o ne bir din adamıdır ne de ulemadan biridir. Onun görevi İslâm'ı ve Müslümanları korumak, bunun için icabında cihad yapmaktır.