Özer Şanlı

Özer Şanlı
@Kebikec1
Okudukça, okuduklarımın çokluğunu değil, ne kadar az okuduğumu farkettim.
Peygamberlik,ilahi aşkınlık ile beşeri içkinlik arasında bir bağdır.
Sayfa 120 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanlar okunmamış birer kitaptır. En basitleri hakkındaki hükmü bile tamamının okunmasına bırakmalı. Biraz derince olanların ise, iyice okunduktan sonra üzerinde az veya çok düşünmek lâzım.
Sayfa 89 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Edebiyat-Düşünce
ZAMAN'LA KONUŞMA YA DA KONUŞAMAMA Biz hep zamandan şikâyet ederiz. Bir de zamanın dili olsaydı da konuşsaydı, acaba o kimden şikâyet edecek, kimden yakınacaktı? Zaman'ın dili yok mu? Var ama o dilden anlayabilsek! Zaman konuşsaydı, kütüphanelerde sararıp kalan yaprakları gösterecekti. Biz: "hep senin marifetin" diyecektik ona. O da bize "sizin" diyecekti. Hafız'ın eşsiz şiirlerini gösterecekti ve soracaktı: "neden her yıl gelen hayat ve gençlik mevsimi bahar kanınızı kaynatıyor, sizi canlandırıyor, sizi duyarlıktan duyarlığa yükseltiyor da, ebedî bahar gibi olan bu şiirler solmuş yapraklar gibi kütüphane köşelerinde yığılı duruyor? Oysa, asıl üç ayda solup geçen, sararıp kuruyan tabiat baharının muhtevası değil mi?" Ve Sadi'nin inceliklerinden, Attar ve Senai'nin hikmet demetlerinden örnekler verecekti. Ve arkasından sökün edecekti gazeller ve kasideler. Bakiler, Nefiler, Nedimler, Şeyh Galibler. Ama biz donuk donuk ona bakacaktık. Çünkü; o anlamadığımız, bilmediğimiz bir dilden konuşuyor gibi gelecekti bize. "Çince mi konuşuyor bu ne?" diyecektik. Ya da onu arkaik bir dil sahibi olarak görecektik. "Himyerice konuşuyor galiba ya da Babilce" diyecektik. O zaman, anlayacaktı Zaman bizim çıkmazımızı. Aradaki kaldırılmaz perdeyi görecekti; kırılmaz bir camın araya girdiğini fark edecekti. O zaman acı bir kahkaha atarak kendi kendine söylenecekti; "Ben neden bahsediyorum, deli miyim ne? Bunlar, acaba çağdaşları şairleri, düşünürleri, yazarları merak ediyorlar mı ki, ta eskileri okumuyorlar diye onları kınıyorum. Bunlar çağdaşlarına, daha kendileriyle birlikte yaşayanlara bile ilgisizler. Onları bile eskitmişler. Onları bile arkaik sanıyorlar. Onların bile günlerini getirmeden geçirmişler. En iyisi ben burdan çekip gideyim." Dün odamda otururken Zaman sanki bunları
Sayfa 223 - Diriliş Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat-Düşünce
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 14:40
Kitapta, deneme türünden yazıların felsefi bakış açısıyla oluşturulmuş olması derinliği olan metinleri okumayı sevenler için ilgi çekici olacaktır diye düşünüyorum. Yazarın yazılarında müzmin bir karamsarlık ve olumsuzluk olmasına rağmen seçilen konulardaki özgünlük okuyucunun ilgisini diri tutmaya yetiyor. 53. sayfadaki şu paragrafın kitabın özeti niteliğinde olduğunu söyleyebilirim: "Dünyada yapacak hiçbir şeyimizin olmadığı apaçıktır; fakat kokuşmamızı gevşeklik içinde sürdürmek yerine ter kokuları yayarız ve leş gibi kokan bir havanın içinde kalırız soluk soluğa. Tarih'in tamamı kokuşarak çözülme halindedir; çıkardığı kokular geleceğe doğru buram buram yayılır: Oraya doğru koşarız; hiç değilse her çürümenin içinde bulunan ateş için..." Kitapta yazarın sıklıkla batılıları, Tanrı'yı ve Hristiyanlığı eleştirel anlamda konu ettiği görülüyor. Eleştirel, felsefi okumaları sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Felsefe ve Düşünce
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Hazreti Resul İmam Ali'yi bağrına basarak, "Ya Ali, her kim seni sevmezse beni de sevmez, her kim beni sevmezse Allah Teâlâ'yı da sevmez, her kim Allah Teâlâ'yı sevmezse iki cihanda ona dirlik haramdır!" buyurdu.
Sayfa 277 - Kapı·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce