"Kızılelma Neresi?" hikâyesinde, Yeniçerilerle Sipahiler arasında bir savaş amacı olarak gösterilen "Kızılelma" sembolünün hangi memleketi ifade ettiği tartışılmaktadır. Eski törelerden gelme bu kelime, Osmanlı ordu geleneğinde, istilacı bir ülkü anlamı taşıyordu. Bu söz, muhtelif Osmanlı vakanüvislerinde, Künhiülahbar'da, "Evliya Çelebi'de de geçmektedir. Evliya Çelebi, Osmanlı Kızılelma'larının hangi ülkeler, şehirler ve yapıları kastettiğini söylemektedir. Ömer Seyfettin, bu hikâyesinde, Kızılelma'nın ordular için "uzak bir ülkü" olduğunu, bir genişleme politikasının zaferlerden öteye gittikçe uzaklaşan amacını ifade ettiğini anlatıyordu.
Ticaret, zenginlik, para, mutluluk tamamile yabancıların eline geçmiştir. Kapitülasyonlar, bir milleti yavaş yavaş öldüren bir idam makinesi, bir gazap müessesesidir.
Ömer Seyfettin, bizdeki alafrangalılık düşkünlerinin hangi kanallardan etkilendiklerini, Batı kültürünün Türkiye'de öncüleri gibi kabul edilen tatlısu Frenklerinin bizim aydınlarımız arasında ahlaksızlığı, kötü alışkanlıkları yaymakta nasıl bir rol oynadıklarını bu mizahî hikâyeyle anlatırken, Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalamağa yönelen batılılara karşı kalemini bilinçli bir saldırı aracı olarak kullanıyordu.