Aşık olmak, kalbinin hiç bilmediği bir dili bir anda anlamaya başlaması gibi.
Sanki içinde uzun zamandır susan bir his, onunla birlikte yavaş-yavaş konuşmayı öğrenir.
Onu düşünmeden geçen bir an bile eksik hissedilir, ama bu eksiklik bile tatlıdır.
Çünkü ilk defa biri, iç dünyana bu kadar yakından dokunuyordur.
Başkaları olmadan yaşamak zor, başkalarıyla birlikte yaşamak da zor. Yaşamak hep zor.
Sessizliği severken bir gevezeyle yaşamak, köy hayatını severken şehir hayatını seven biriyle yaşamak, gündüzü severken geceyi seven biriyle yaşamak, kuzeyi severken güneyi seven biriyle yaşamak, Satieyi severken Wagner'i seven biriyle yaşamak, eti çok pişmiş severken az pişmiş seven biriyle yaşamak, çok kısa boyluyken çok uzun boylu biriyle yaşamak...