Umay

Umay
#173846054 Şu an buradasınız
Din Kültürü Öğretmeni
Cumhuriyet Üniversitesi
Sivas, 19 Eylül
174 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
10/10
·136 syf.··
2026 1. kitabı
Telli Baba, asker Abdullah ya da İstanbul'un Dört manevi muhafızından biri.. Bir eri anlatıyor bu kitap bize bir eri, yüzü hüzün gönlü mahzun bir eri. Leylasını ararken Mevlasını bulan askeri.. Kitaplara aşık bir kütüphanecinin elinde canlanıyor Abdullah'ın hikayesi. Benjamin'in nasıl Bünyamin'in, Abdullah'ın nasıl Telli Baba olduğunu anlatıyor.. Abdullah savaşa gitmiş bir asker değil, kendi içine sürgün edilmiş bir aşık. Maşukunu görünce saçlarını yolmuş, aşkından sarhoş olup Telli Baba olmuş.. Benjamin dostundan olmuş, sadece dostuna yazdığı mektuplar Telli Baba romanı olmuş.. Abdullah’ın Telli Baba oluşu yalnız bir askerin erlikten erenliğe geçişi değil, Leylasını ararken Mevlasında kaybolmuş bir gencin hüzün hikayesi.. Leyla aşk için başlangıç, Mevla ise varış değil, uyanıştır.. Ne mutlu Leylasını Mevla edenlere.. Not: Bu kitabı ilk lise yıllarımda okumuş, Abdullah'ın aşkına ağlamıştım. Yıllar sonra Üniversite'te tekrar okuyup tekrar ağlamak nasip olmuştu. Bu kez Benjamin'in dostu öldüğündeki hüznü ile ne yapacağını bilemediğine ama yine de ona yazmaya devam etmesine ağladım.. Dostu ile mesrur olanlar ne şanslı..
Alıntı
DemFatih Duman · Nesil Yayınları · 20172,645 okunma
Reklam
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Üç şemsten biri, Sivas'ın sahibi Şemsettin Ahmed Sivasi.. Her şehrin bir sahibi vardır. O sahipler devrin yaşayanları değil, toprağın altında uyuyanlarıdır. İşte Sivas’ın sahibi de Üç Şems’ten biri olan Şemsettin Ahmed Sivâsî’dir. Onu bir âmâ ve bir lâl anlatıyor. Âmâ hâl olurken, Lâl kelâm Âmâ'ya kelam oluyor. Suskunlukla sözün, görmeyen gözle gören gönlün buluşmasıdır bu. Şemsettin Ahmed, ilmi küçük yaşta yalamış yutmuş, payitahtta müderrisliğe kadar yükselmişti. Fakat ilim öğrenilmişti, irfan görülmemişti. Yüreğine ağır gelen bu eksiklik onu önce müderrislikten, sonra payitahttan vazgeçirdi. Yolunu, çocukluk toprağı olan memleketi Tokat'a çevirdi. Arayış dinmemiş yürek yangını artmıştı. Sonunda “Bu şehir benim, ben de bu şehrim” diyerek Sivas’a bağlandı. Adeta Sivas’a âşık oldu. Şehir de onu bağrına bastı. Vezir Hasan Paşa’nın arzusu ile inşa edilen Hasan Paşa Camii’ne adını nakşettirdi. Sivas onu sevdi, o da Sivas’ı. Bu yüzden halk arasında “Sivas’ın Kara Şems’i” diye anıldı. Bugün Meydan Camii adıyla bilinen bu mabedin türbesinde yatıyor. Ruhuna el-Fâtiha… Allah rahmet eylesin..
Din
LâlFatih Duman · Nesil Yayinevi · 20211,474 okunma
10/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Yeryüzündeki Yıldızların en güzelleri Aşere-i Mübeşşere.. Yani cennetle müjdelenen on sahabi.. Hz. Ebubekir; Raşid Halifelerin ilki, Peygamber'in mağara arkadaşı, mağaradaki iki kişiden ikincisi.. Güzel ahlaklı, cömert ve Peygamberin erkeklerden en sevdiği..¹ İlk müslüman ki Peygamber ona müslüman olmakta erken davranan anlamına gelen Ebu Bekir ismini vermiş, dostuna güveni öyle çok ki Rasulü ona Sıddîk lakabını vermiş.. Öyle cömert ki malını müslümanlara harcamaktan geri durmamış, köleleri azad için çabalamış.. Evlatlarına yalnız Allah ve Rasulünü bırakmış.. Ömer bin Hattab; Raşid Halifelerin ikincisi, Allah Rasulü'nün, İslam'ı iki Ömer'den biriyle güçlendir duasıyla müjdelenmiş sahabi.. Sert bakışlı, mert, güç kuvvet ve adalet sahibi. Zalimin karşısında zalimi korkutan mazlum karşısında ise boyun eğmeye zorlayan Farûk, Ömer el Faruk. Osman bin Afvan; Raşid Halifelerin üçüncüsü, Peygamber'in iki kızıyla evlenmiş iki nurlu -Zî'n-nûreyn-, güleryüzlü müşfik ve anlayışlı.. Mütevazı ve oldukça cömert. Tebük seferinde malını en çok bağışlayan gözü tok sahabi.. Yumuşak huylu, güzel ahlaklı ve edep timsali.. Ali bin Ebi Talip; Rasulullah'ın amca oğlu, aynı zamanda damadı, Hayber Fatihi, Allah'ın aslanı ve Toprağın babası.. Fıkıh alimi, şiir üstadı, Peygamber'in rahle-i tedrisatından geçmiş bir yiğit, çocuklardan ilk müslüman.. Talha bin Ubeydullah; Kerem sahibi, ikram etmeyi seven bir sahabi ki Allah Rasulü ona Talhatu'l Hayr, El Feyyaz ve Talhatül Cûd -Cömert Talha- lakaplarını vermiştir. Öyle Cömert ki isteyeni geri çevirmez, kendisinden bir şey umanın ümidini boşa çıkarmaz.. O ilk müslümanlardan olma şerefine nail olmuş, Ensardan Ebu Eyyüb el ensari ile kardeş olmuş hadisçi ve bir hatip. Uhud Savaşı'nda peygamberi canla başla korumuş ve sol kolundan
Din
Aşere-i MübeşşereMuhammed Mütevelli Şaravi · Özgü Yayınları · 201815 okunma
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Hakk'ı batıldan, iyiyi kötüden ayıran İslam'ın çağrısı.. Allah-u Ekber nidalarıyla günde 5 vakit dinlediğimiz Ezan-ı Muhammediye ki Ezan Müminin çağrısı, kurtuluşun muştusu, sonu secde ile biten miraca yükselişin bineğidir Kitap İslam'ın ilk yıllarından itibaren Peygamber dönemi ile başlıyor. Mekke zulmündeki insanların Medine'ye hicreti ile birlik ve beraberliği sağlanmış olup ibadetleri için çağrı aramaları ile devam ediyor. Ezanın tarihsel süreci, Abdullah bin Zeyd ve Ömer bin Hattab'ın Ezan sözlerini rüyasında görmesi ile belirleniyor. Ebedi kurtuluşa çağrı olarak nitelendirilen Ezan'ın yalnız bir coğrafyaya değil, tüm insanlığa hitap etmesi onun evrenselliğini de beraberinde getirmektedir. Tarih boyunca Ezan'a yapılan saldırılar ve müslümanların mutlak direnişi Ezan'ın toplumsal anlamı açısından da değerlidir. Allah bu milleti Ezan'a hasret bırakmasın.
Din
Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrıİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 200580 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
İstanbul'un dört manevi muhafızından biri, Nefsini öldürmeden ölmeyen veli, Aziz Mahmud Hüdayi... Ene, ben demek, benden içeri bir ben, nefs olan ben... Bir sesi anlatıyor bu kitap bir sesi, insanın içinden gelen o sesi. Bir de nefs anlatıyor Hüdayi'yi, nefsini ayaklar altına alan, Üftade Hazretleri'nin eline eteğine yapışan Aziz Mahmud Hüdayi'yi... Mahmud, henüz Kadı, ilmi yalayıp yutmuş, hakkı, adaleti, gerçeği, muhkem olanı görmüş ama müşkilde süzülmüş... Her ilmi tatmış ama nefsi tanımamış... Bir rüya ile başlıyor Hüdayi'nin yolu. Gidiyor Üftade Hazretleri’ne, tanımak için, dahi Allah'ı tanımak için, ona dost olmak için çalıyor kapısını; böylece başlıyor ben ile mücadelesi... Nefsini ayakları altına alıyor evvela gözyaşları içinde ciğer de satıyor, hela da temizliyor... Olmak için, Allah’a dost olmak için, içini öldürüyor. İçindeki ben’i öldürüyor. Yalnız olmak için, yalnız O’na kul olmak için... Hocası Üftade kendisine bir ışık sundu, Hüdayi baştan başa ışık oldu. Onun nefsinden arınma sürecindeki sabrı ve himmeti onu diğer mürşitlerden ayıran bir kelam oldu. Hüdayi'nin mürşidiyle arasındaki bu derin bağ onu Allah'a yaklaştırdı ve susturdu nefsini.. Dili Allah, gönlü Allah, ruhu Allah oldu.. Allah rahmet eylesin.. Ene 'Sus Ey Nefsim'
Din
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,5bin okunma
Reklam