Oysa insanlarda ağaç gibidir.
Ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse , o kadar kuvvetle toprağın altına inmek ister kökleri , karanlığa, derinliğe , kötülüğe ! - ( Bir ağaç ne kadar yükseğe çıkmak isterse bir o kadarda derine inmeli ve tutunmali kökleri ) -
Budalalığınızla ve aşağılamalarınızla bile kendi benliğinize hizmet ediyorsunuz, siz bedeni aşağılayanlar . Diyorum ki size : Benliğiniz ölmek istiyor ve yaşama sırt çeviriyor.
En çok istediği şeyi yapabilecek halde değil artık: Kendinden öte birsey yaratmak . En çok bunu istiyor, budur onun tüm tutkusu .
Oysa çok geç kaldı artık bunun için : - Bu yüzden benliğiniz yok olmak istiyor sizin.
Korku büyük boyutlara eriştiğinde, mantıksal zihin, fonksiyonunu yerine getirmemeye başlar ve biz bu durumu akıl hastalığı olarak tanımlarız. Zihin çok korku dolu, yaralar çok acı
verici olduğunda psikotik davranışlar başlar. Psikotik davranışlar, toplumsal rüya ile yapılan kontratların ani bir şekilde feshedilmesidir; "normal"in dayanılmaz acısından kaçmanın bir yoludur.
Onların sizi besledikleri duygusal çöplük, artık sizin çöplüğünüz haline gelir. Oysa hiçbir şeyi kişisel algılamadığınız sürece cehennemin ortasında bile zehirlere karşı bağışıklığa sahip olursunuz. Bu bağışıklık gücü, size ikinci anlaşmanın armağanıdır.
Günah kendini reddediş ile başlar. Özreddediş işlediğiniz en
büyük günahtır. Dinsel terimle, özreddediş "ölümcül günah"tır.
Çünkü kişiyi ölüme götürür. Günahsız olmak ise yaşama yöneliktir.