E

E
@Kemalist4132
"Ne darbe ne şeriat" solculuğu, her türlü öncü işlevi yitirmiş olmanın ötesinde, açık ve net olarak, şeriatın kuyruğudur. Bu özelliğiyle, çıkmazı en büyük olan siyasal güç konumundadır. Şeriatla birlikte demokrasi olur sanılıyorsa, herkes bir kere de İran'a bakmalıdır. Orada mollaların iktidardaki ilk işi, kendi kuyruklarından giden solcuları fırınlarda yakmak olmuştu. Mücadeleyi Cumhuriyet'in kazanacağı ise kesindir. Bu durumda şeriatın kuyruğu, şeriatın kaderini paylaşır.
Sayfa 191 - Kaynak Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
Reklam
"Hürriyet ve İtilaf" ve "İttihat ve Terakki"
Hürriyet ve İtilâf, modernleşmeden yana Türk milliyetçiliğini temsil eden İttihat ve Terakki'ye bir tepki olarak, İkinci Meşrutiyet'ten (1908) sonraki yıllarda politika alanma çıkmıştır. İttihat ve Terakki, bütün beceriksizlik ve başarısızlıklarına rağmen, antiemperyalisttir; Hürriyet ve İtilâf ise işbirlikçidir. Birincisi İngiliz emperyalizmi ile savaşır; ikincisi İngiliz uyduluğunu ister. Birincisi kapitülasyonları kaldırmak için ısrarla uğraşır ve kaldırır; ikincisi ise kapitülasyon düzeninden hoşnuttur. Emperyalist Batı'ya karşı çıkan İttihat ve Terakki, Batılılaşmadan ve modernleşmeden yanadır. Şeriat düzenini kaldırmaya ve laik bir düzen kurmaya yönelmiştir. Emperyalizmin dümen suyunda Batı uyduluğundan yana Hürriyet ve İtilaf ise, Batılılaşmaya karşıdır, şeriat düzeninin savunucusudur. Siyasal planda ise, İngiliz tipi bir meşrutiyet yönetiminden ve özgür- lüklerden yana olduğunu, diktatörlüğe karşı bulunduğunu ileri sürer. Bu çerçeve içinde, Cumhuriyet Halk Partisi uzunca bir süre İttihat ve Terakki geleneğini sürdürmüş, Terakkiperver ve Serbest fırkalar ile Demokrat Parti ise Hürriyet ve İtilâf'ın mirasçıları olmuşlardır. Batı uyduluğu, yabancı sermaye hayranlığı, din istismarcılığı ve parlamentoculuk bu siyasal kuruluşların ortak özellikleridir.
Sayfa 214·Kitabı okudu
1K
Tarih kesintisizmiş; Atatürk'ü de severmiş, Abdülhamit'e de sahip çıkarmış! Kim o Atatürk? Abdülhamit'lerin Osmanlı saltanatını yıkan adam! Siz kâğıt üzerinde bu iki ismi yan yana yazdınız diye tarihi kesintisiz yapmış olamazsınız. Abdülhamit'le Atatürk'ü; Çar'la Lenin'i; Bayar-Menderes'le 27 Mayıs'ı; Deniz Gezmiş'le Nihat Erim'i; Kenan Evren'le Erdal Eren'i aynı ipe dizemezsiniz. Tarih Gülay Hanım'la, Hadi ve Ali Bey'in babalarının tesbihi değildir. İşte liberal Abdülhamitçilerimizin tarih bilgisi bu kadar. Bunları köşe yazarı olarak değil, sirklerde sihirbaz olarak istihdam etsin burjuvazi. Tarih çelişmelerin tarihidir. Yayla yolu gibi dümdüz değil, sıçramalarla ilerleyen bir süreçtir.
Sayfa 150 - Kaynak Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Parlamentoculuk, Kemalist milli devrimcileri ikinci plana geçirerek ve tutucu güçler koalisyonunun egemenliğini sağlayarak, Türk halkının mutluluğu ve ülkenin kalkınması için hayati önem taşıyan devrimci atılışların tasfiyesine yol açmıştır.
Sayfa 130
1K
Rejim, nihayet gaye değil, vasıtadır. Esas olan, Türkiyemiz'in, Atatürk Devrimlerinin ışığı altında, çağdaş Batı uygarlığına süratle ulaştırılmasıdır. Siyasi rejim, bunu sağlayabildiği ölçüde iyidir. Bunu sağlayabildiği ölçüde rejim, bir an önce ileriye gitmek için sabırsızlanan Atatürkçü kuvvetler tarafından benimsenecektir.
Sayfa 78 - İleri Yayınları·Kitabı okudu
1K
Reklam