Hürriyet ve İtilâf, modernleşmeden yana Türk milliyetçiliğini temsil eden İttihat ve Terakki'ye bir tepki olarak, İkinci Meşrutiyet'ten (1908) sonraki yıllarda politika alanma çıkmıştır.
İttihat ve Terakki, bütün beceriksizlik ve başarısızlıklarına rağmen, antiemperyalisttir; Hürriyet ve İtilâf ise işbirlikçidir. Birincisi İngiliz emperyalizmi ile savaşır; ikincisi İngiliz uyduluğunu ister. Birincisi kapitülasyonları kaldırmak için ısrarla uğraşır ve kaldırır; ikincisi ise kapitülasyon düzeninden hoşnuttur.
Emperyalist Batı'ya karşı çıkan İttihat ve Terakki, Batılılaşmadan ve modernleşmeden yanadır. Şeriat düzenini kaldırmaya ve laik bir düzen kurmaya yönelmiştir. Emperyalizmin dümen suyunda Batı uyduluğundan yana Hürriyet ve İtilaf ise, Batılılaşmaya karşıdır, şeriat düzeninin savunucusudur. Siyasal planda ise, İngiliz tipi bir meşrutiyet yönetiminden ve özgür- lüklerden yana olduğunu, diktatörlüğe karşı bulunduğunu ileri sürer.
Bu çerçeve içinde, Cumhuriyet Halk Partisi uzunca bir süre İttihat ve Terakki geleneğini sürdürmüş, Terakkiperver ve Serbest fırkalar ile Demokrat Parti ise Hürriyet ve İtilâf'ın mirasçıları olmuşlardır. Batı uyduluğu, yabancı sermaye hayranlığı, din istismarcılığı ve parlamentoculuk bu siyasal kuruluşların ortak özellikleridir.