Kemankeş Ali

"Ama bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur." Bugünkü mutsuzluğumuzu neye bağlamalı? Cahilliğimize mi, körlüğümüze mi? Yoksa şahit olduklarımızın zifiri karanlık olmasına mı? Herhalde tarih boyunca hiç kimse (padişahlar, krallar dahil) bu kadar olaya bu kadar hızlı ve kısa zamanda şahit olmamıştır. Ölümler, hırsızlıklar, dolandırıcılar, aldatmalar... Şahit olduklarımızın hiçbiri hayrlı şeyler değil ki. Üzerine kara bulut gibi çökmüş bir cehalet (ya da çok bilmişlik) de eklenince, gördüğümüz olaylara bir gören körlük ile yaklaşıyoruz. Şahit olmuyoruz, sadece görüyoruz. Ve geçiyoruz. Aman şahit yazmasınlar..
Sayfa 55 - İletişim yayınları, Uzun İhsan Efendi·Kitabı okudu
Reklam
"Emrindeki adamların yetenekleri ölçüsünde başarılı olacağını ve padişah tarafından bu nispetle ödüllendirileceğini bilen Frenk de onbeş kuruş maaşla mühendishaneye girmesine önayak oldu." Kendini düşünerek de olsa, işi ehline vermekle ilgili hadis-i şerifi uyguluyor aslında. Keşke başarının kolektif olduğunu, başarılı insanların ayağını kaydırarak ulaşılanın maksimum başarı olmadığının farkına varsak.
Sayfa 18 - İletişim·Kitabı okudu
Alıntı