Okurken sürekli merak duygusunu canlı tutan ve beni son sayfasına kadar kendine bağlayan bir kitaptı. Zaten yazarın başka kitaplarını da okumuş biri olarak kalemini gerçekten çok seviyorum. Hikâyede verilen küçük detayların ilerleyen bölümlerde anlam kazanması ve tüm olayların mantıklı bir şekilde birbirine bağlanması beni gerçekten etkiledi. Kurgusu kesinlikle çok zekice hazırlanmış. Hayranlık verici gerçekten.
Kitap boyunca karakterin yaşadığı karmaşayı ve çaresizliği hissedebiliyorsunuz. Finalde ortaya çıkan gerçekler de oldukça şaşırtıcıydı. Yazar bunu çok iyi yansıtıyor. Bununla birlikte, iflah olmaz bir romantik olarak kitabın sonunda karakter için çok daha farklı bir son hayal etmedim değil Yaşadığı tüm zorluklardan sonra böyle bir son bana daha tatmin edici gelebilirdi. Ama böyle bir sonun daha akılda kalıcı olacağı kesin.
Sürükleyici anlatımı, güçlü kurgusu ve yarattığı merak duygusuyla severek okuduğum bir kitap oldu.
2800 yıl önce yazılmış bir destanın bugün hâlâ insanı bu kadar etkileyebilmesi inanılmaz. İlyada sadece bir savaş hikâyesi değil; öfke, gurur, dostluk, kayıp ve kader üzerine çok güçlü bir anlatı.
Başta dili ve karakterleri biraz zorlayabiliyor hatta daha önce başlayıp yarım bıraktığım bir kitaptı ama sayfalar ilerledikçe insan kendini savaşın ortasında hissediyor. O yüzden biraz sabrederek okumak gerekiyor. Acele etmeden sindire sindire. Karakterlerin isimlerine takılı kalırsanız ilerlemek zor olur. Zaten adı sık sık geçen karakterler belli. Onları da okudukça kavrıyorsunuz.
Özellikle Achilles karakteri beni çok etkiledi. Ona hem kızdım hem üzüldüm. Gücü kadar acısını da hissettiren bir karakterdi.
Kitap boyunca şunu düşündüm: Savaşın kazananı olsa bile aslında herkes bir şey kaybediyor. Belki de destanı unutulmaz yapan şey tam olarak bu duygu.