Iki sigaram kaldı bu gece için maviş anne
Iki muhabbet kuşum.
Iki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim, biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuza kim bakacak?
Dünyaya bile bir dünya anne lazım.
Hala çok yoğun çalışıyorsun. Gözlerinin kırmızılığına, altındaki morluklara karışıyorum artık. Ödüm kopuyor o kırmızlıkta payım olacak diye. Kendinle bile görüşmeye vaktin yokken seni alıp yine sana gitmek için günün bunaltıcı rutinleri arasında fırsat kolluyorum. Yüzünü ezberliyorum, sesinin perdelerinden sızan aydınlığın kabimin odalarına yayılışını izliyorum. Aniden aldığın derin nefeslerin ardında gizlenen düşüncelerini dile gelmeden okuyabiliyorum artık. Seni kelimelerin ötesinde sevdiğimi hissettiren bir şey bu.
Bir yarayı kanatarak geçen zamanlardan bir yarayı sarmayı öğreniyor olduğumuz zamanlara geldik. Acemi dokunuşlar can yakmaya devam etsede öğreniyoruz sevgilim. Mor ve beyazın süslediği kasımpatılar tutuyor ellerimizden, bileğimizdeki hatıralar dizginliyor nabzımızı, kahkahalarımız yağmur olup yağıyor yorgunluğunuzun üzerine. Öğreniyoruz sevgilim.