Devuskinderler

Devuskinderler
@Kendiniarayan1i
Da Vinci Şifresi uzun süre sonra saatlerce sayfa karşısında kalmamı sağlayan kitap. Heyecanla bölümleri okumaya devam ediyorum.
Reklam
Ne takıntıymış be. İllallah ettirdin Kemal Masumiyet Müzesi
Depresyon ve çaldıkları
Bu his diye başlayacağım fakat hissetmediğin, varlığını bilmediğin bir duyguyu nasıl hissedebilirsin ki? Anlatırken bile ne diyeceğimi düşünüyorum. Yaşamayan, kendisi deneyimlemeyen bunu anlayamaz. Yüksek acı ve kederin zamanla içinden seni çalması.. giderek kendine, dünyaya yabancılaşman.. Ve en sonunda Ahmet Ümit'inde bahsettiği derin depderin icinden çıkılmayan o anlamsız kuyu. Hayatın anlamının gitmesi bir nevi alzheimerın son evreleri gibi gelmiştir bana. Sağlığın yerinde yemek yiyebilme, duyabilme, görebilme yeteneğin var ama içinden gelerek, bilinçli bir şekilde bunları kullanmak istemiyorsun. Aslında istemekte bilinçli yapılan bir şey. Bu daha çok daha önce dünyaya gelmemiş birine karşı özlem duymak gibi, kısacası hiçlik gibi. Nevzatın beyni geçmişle anılarla önüne büyük bir bariyer koymuş. Bir daha acı çekmemek için. Unutarak iyileşmeye çalışmış. İşler iyice kızışıyor bakalım başkomiser dava karşısında ne yapacak..?
Duygu ve Düşünce

Devuskinderler

@Kendiniarayan1i
·
Düşünmek bile yoruyordu. Yorulmak da değil, anlamsızlık, yaşamak için ihtiyaç duyduğun ne varsa hepsinin kıymetsiz hale gelmesi. Kıymetsizlik de değil, kıymetsizlik bile bir anlama sahipti, bu daha da beterdi.
Duygu ve Düşünce
Yeraltından Notlar "Her şeyi kitaplarda olduğu gibi düşünüp tasarlamaya, hadiseleri önceden hayalimde yarattığım gibi görmeye alıştığım için, o garip olayı bir an kavrayamadım." Geleceğe dair bir olay ya da hayal ederken hep kendimi o durum karşısında nasıl davranmalıyım sorusuna cevap ararken bulurum. Yapılacaklar film şeridi gibi geçer önümden ve onu adeta yaşarım. O hayalin içindeyimdir. Adrenalini yüksek bir film sahnesi yaşıyor gibi. ta ki hayal aleminden çıkıp gerçek dünyaya dönene kadar.. Bu acaba diğer insanlarda da oluyor mudur diye her zaman düşünürüm. Bu alıntıyı okurken hayata dair sorularımın yanıtlarını Dostoyevskinin kitaplarında bulacağımı bir kere daha anlamış bulunmaktayım.