Gönülden gönüle uzayıp giden incecik yollar vardır. Bir kez bu gönül yollarından birisine girerseniz; bu yol, sizi hiç saptırmadan hedefinize götürür.” Konuşma Sanatı
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Livaneli, “Balıkçı ve Oğlu” romanı ile kendi halinde yaşayan Mustafa ve ailesinin yanı sıra küçük bir köy halkının yaşadıkları olaylarla memleket meselelerinin nasıl içine dâhil olduklarını anlatıyor. O güne kadar başkalarının başına gelen felaketleri televizyon ekranlarından seyrederken, kendi yaşamlarına uzak gibi görünen dramlara yakinen şahit olacaklardır. Tarihin derinliklerinde göçe zorlanan insanların acıları, bu defa denizin üzerinde verilen yaşama mücadelesiyle yüzünü gösterir. “Yeni Dünya “ sistemiyle insanlara daha çok kazanma hırsı aşılanarak, duyarsızlaştırmak kapitalist sistemin başarımlarındandır. Bu öyle bir sistemdir ki kuşatmaya başladığı yerlerde, havayı suyu, denizi, toprağın altını ve üstünü hedef alan yakıcı yıkıcı etkisi tıpkı bir ahtapot gibi bütün kollarıyla sarmış ve nefessiz bırakmıştır. Livaneli yaşananları aşırı dramatize etmeden, tıpkı bir ayna gibi olanı yansıtarak memleketin kanayan yaralarına dokunmuştur Göçmenlerin yaşadıklarının ve çevre felaketlerinin bir sistemin ve teorinin etrafında birleşmedikçe yaşanmaya devam edeceğinin vurgusu yapılır. Balıkçı ve Oğlu Özeti Roman; Ege kıyılarında küçük bir köyde yaşayan, eli nasırlı bir balıkçının oğlu olarak dünyaya gelen balıkçı Mustafa ve ailesinin hikâyesini konu alır. Kahramanımızın oğlu Deniz, babası ile balığa çıktıkları bir gün boğularak hayatını kaybettikten sonra, zaten sessizliğiyle bilinirken iyice içine kapanır. Yaşantısını sürdürebilmek için sabahın ilk ışıklarıyla beraber denize açılıp günlük iaşesini kazanmaktan başka amacı olmayan balıkçının ekmek teknesi olan tek yoldaşı deniz de artık eskisi kadar cömert değildir, artan balık çiftliklerinin sebep olduğu kirliliğin yanı sıra, istilacı balık türlerinin de artmasıyla beraber lokal ekosistemin çökmesi ile “o gün kazanıp, o gün
Binbir Gece Masalları’nda Şehrazad, Şehriyar’a bin bir gece boyunca hikâye anlatır. Hikâye anlatıcılığı Şehrazad ile Şehriyar arasındaki bir oyundur. Şehrazad hikâye anlattığı her gece bir gün daha yaşama hakkı elde eder. Melih Cevdet Anday’ın Mikado’nun Çöpleri oyununda da hikâye anlatıcılığı Şehrazad ve Şehriyar arasındaki gibi bir oyuna dönüşür. Bir kış gecesi bir araya gelen Erkek ve Kadın kendilerini birbirlerine sırayla hikâye anlattıkları bir oyunun içinde bulur. Mikado’nun Çöpleri’nde hikâye anlatma arzusu ile hikâyeyi yıkma arzusu bir arada ilerler. Anlatıcı ile dinleyici arasındaki alışveriş kesintiye uğrar. Erkek ve Kadın birbirine gerçek mi yalan mı olduğu belli olmayan hikâyeler anlatır. Mikado’nun Çöpleri oyununda hikâyeler olasılıklara dönüşür, belirsizleşir. Erkek ve Kadın anlatılan hikâyeleri şüphe ile dinler. Oyun hikâye anlatıcılığı geleneğini yapısöküme uğratır. Anlatma eylemini alaya alır. Hikâyeleri anlamsız, içi boşalmış harflere, göstergelere dönüştürür. Oyunda hikâyeleri dinlememe, merakla dinlemeye dönüşür. Anlatıcı anlatmanın hazzını yaşar. Anlatıyı aniden keser, dinleyicisini bekletir; onu etkilemeye, şaşırtmaya, heyecanlandırmaya çalışır. Hikâyeler; yalanla, hileyle, alayla örülür. Bu bağ sebebiyle Melih Cevdet Anday’ın Mikado’nun Çöpleri oyununda anlatının yapısı, Binbir Gece Masalları ve hikâye anlatıcılığı çerçevesinde incelenecektir. Makalede Binbir Gece Masalları ve hikâye anlatıcılığı üzerinde durulacak ardından Melih Cevdet Anday’ın Mikado’nun Çöpleri oyununda Binbir Gece Masalları ve hikâye anlatıcılığının nasıl dönüştürüldüğü irdelenecektir.
Şiirin tamamı 6 bentten oluşuyor. Bentlerin mısra sayıları ise değişiklik gösteriyor. Şair, bent sistemini şiirin içeriğine bağlı kalarak kurgulamış.
Ezbere okuduğum en güzel eserlerden bitanesi
Ben Sana MecburumAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,3bin okunma
İnsanın iki ayrı hayatı var: Birincisi dışarıdan görünen, ikincisi kişinin kendisinin bile ne hissettiğini bilmeden yaşadığı, çatışmalarla, bilinçdışı gizemlerle dolu karmaşık olan hayatı
Öpücük KutusuMehtap Kayaoğlu · Nesil Yayınları · 2020225 okunma