Kerime Günaydın

Kalanlar
O gidince hayatlarınızın yabani bitkiler gibi yıllarca birbirine doğru büyüyüp iç içe geçtiği yeri, bu müşterek alandaki şahsi hikayeni, yani onun yanındaki seni de kaybediyordun. Karşılıklı oturduğunuz masaları kaybediyordun mesela. Sadece ona anlayacağın şeyleri kaybediyordun. Onu bir sabah kahvaltıya çağırma ihtimalini. Ondan ödünç alacağın ve vermeyi unutup unutup sonunda el mecbur senin ilan edilen giysileri. Günlerdir içini kemiren bir meseleyi gecenin bir vakti kapısını çalıp anlatma şansını ve onun verdiği akılla belli bir yönde alacağın kararları. Yüz yıldır tanıdığın birine iç rahatlığıyla şımarma, kızma, surat asma, bozuk çalma, onunla kavga etme hakkını. Birinin sen leb demeden leblebi diyecek olmasını kaybediyordun. O, seninkilere dolanmış köklerini söküp alırken, seni yerinden ediyordu. Aynı bahçenin çiçekleri olmak böyle bir şeydi.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Reklam
"Ben önemli değilim," diyordu, "Sen de değilsin. Kendini önemli sananların hiç biri önemli değil. Yaşa sadece."
Sayfa 23·Kitabı okudu

Kerime Günaydın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.·
4 günde okudu
·
2020 10. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu
7.9/10 · 28,1bin okunma
Tesadüf dediğimiz hiçbir şey tesadüf değil aslında. Bilinçdışımız, bize onu arayıp bulduruyor. Ödülü de biz veriyoruz kendimize, cezayı da...
Sayfa 154·Kitabı okudu