Ahmet Kürşat ARSLAN, bir alıntı ekledi.
 5 saat önce · Kitabı okuyor

Her müslüman, imkân ve istîdâdı nisbetinde dünyanın gidişatından mes'ûldür. Müslümanların sıkıntılarıyla ilgilenmek ve İslâm'ın galebesi için gayret etmek mecburiyetindedir. Zira ferdî ve hodgâm bir hayat yaşayıp da din kardeşlerinin sıkıntılarına karşı duygusuz kalanlar, şu nebevi tehdide muhâtap olurlar:
"Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen, onlardan(yani Müslümanlardan) değildir."

Altın Silsile, Osman Nuri Topbaş (Sayfa 32)Altın Silsile, Osman Nuri Topbaş (Sayfa 32)

"Tanrı insanın kalbini sussun diye yaratmadı."

Elimdeki 1970 basımlı kitap dedemden bana kalanlar arasında. Bir kaç yıldır kitaplığımda öylece duruyordu ta ki tüm aile tarafından saklanan gizli bir aşk ortaya çıkana dek.. Fransa'da ki gizli aşk bizi bulana kadar.. Hiç kitap okumayan dedemin sadece Hugo okumasını hep yadırgardım ama artık değil..
"Din, toplum ve tabiat.. İnsanın savaştığı üç şey.." der Victor, ve ekler "İnsanı kuşatan bu üç kadere bir iç kader de karışır, yüce bir kader: İnsan kalbi."

Işte Hugo'nun doğa, insan ve din üçlemesinin doğa ayağıdır bu kitap. Hugo'yu bilenler bilir nasıl bir üsluba sahip olduğunu. Zaman, mekan, karakterlerin rutin alışkanlıkları, dönemin yapısı her şey anlatılmış ama bu anlatılışta insanı yoran bir üslup yok. Aksine uzun metrajlı bir film izler gibi, sanki bu karakterler yıllardır tanıdığınız insanlar gibi ilerliyorsunuz kitapta.
Deniz işçileri, sonu acı ile biten karşılıksız bir aşkı yüreğinde taşıyan onurlu, yalnız ve dışlanmış bir adamın hikayesidir. Bir denizcinin hikayesi.. Zaten Gilliatt favori karakterlerim arasında baş köşeye oturdu bu kitapla beraber.

"Güzellik güzel olduğu için bana iyi gelir. Varlığı aydınlatır, yakınlığı ısıtır; o geçer, memnun olursunuz, durur, mutlu olursunuz; ona bakmak yaşamaktır. O yaratık insan yüzlü bir şafaktır, orada bulunmaktan başka bir şey yapmaz ama o kadarı yeter. Evi cennete çevirir, soluk almaktan baska bir zahmete katlanmadan, herkese dağıtır." (Kitaptaki altı çizili tek yer.)

Sözleriyle başladı, güzel bi' ilişki
Sonrasında değişti, oldu bir çelişki
Tanıdıkça anlıyorsun, hep aynı yalanlar
Boşa geçmiş bir zamandır hafızamda kalanlar

Başı Bulanık, bir alıntı ekledi.
18 saat önce · Kitabı okudu · 6/10 puan

Doğrusu bugünün dünyası çok karmaşık güvenilmez bir yer

Günden Kalanlar, Kazuo IshiguroGünden Kalanlar, Kazuo Ishiguro

"Çünkü acı, gidenin değil kalanın hikâyesidir ve hikâyeyi hep kalanlar bitirir."
Caner yaman

Betül Ay., bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okuyor

Ne var ki sevdiklerini kaybedip hayatta yapayalnız kalanlar, farkında olmasalar da hep geçmişe ya da uzak bir gerçeğe ait izlerin peşinde koşar, karşılaştıkları her küçük işaretin ardına takılırlardı.

Saklı Bahçeler Haritası, Nermin Yıldırım (Sayfa 119 - Doğan Kitap)Saklı Bahçeler Haritası, Nermin Yıldırım (Sayfa 119 - Doğan Kitap)
Palyaço İsmaiL / 小丑伊斯梅爾, bir alıntı ekledi.
21 saat önce · Kitabı okuyor

Anna örgüsünü dizleri üzerine koymuş, düşünüyor.
«Düşün,» diyorum, «bir avuç Alman tüm evrene egemen olmak istiyor. Geri kalanlar, onların yaşamalarına izin verecekleri insanlar, onların artıklarıyla sürdürecekler yaşamlarını.»

Boranla Gelen, Nikiforos VrettakosBoranla Gelen, Nikiforos Vrettakos

Gogol Bir Delinin Hatıra Defteri Oyunundan kalanlar!!!
Her şeye zam yaparlar ama maaşınıza asla.
Biri size kurnazlik yapiyorsa sizde ona yapin.
Soylularsa ne olmuş yani alinlarinda bir gozleri daha mi çıkmış.
Simdi ben bir general uniformasi giysem ve Bakanlığa (çalıştığı yer) gitsem hepsi pervane olurdu etrafimda general olmak isterdim Sofia ile evlenmek için değil, onlara 'sizi gidi iki yüzlü herifler' diyebilmek için ...

Psikanaliz ve nesne ilişkileri okulunun yetiştirdiği ve sadece ülkemiz değil dünyanın sayılı isimleri arasında yer alan Vamık Volkan'ın Elizabeth Zintl ile birlikte kaleme aldığı ölüm ardından yaşanan travmayı konu edindiği Gidenin Ardından, gerek yas sürecini anlamak gerekse ölümün insan üzerinde bıraktığı ağır havayı anlamak adına okunması elzem kitaplardan.
Sıklıkla şiirlere, romanlara ve filmlere konu olmuş ölüm kavramının insan üzerindeki etkiyi en yalın haliyle anlatıyor kitap. Gidenin ardından bakmak derken "ölüm geliyor aklıma ölüm/birden bir ağacın gövdesine sarılıyorum" diyerek ruhumuzda bıraktığı etkiyi suratımıza çarpar Cemal Süreya. Ölüm korkuludur evet,
"ve ölüm geldi,
hiç birşeye benzemiyordu
beni kendine benzetti." diyen Zarifoğlu, ansızın geldiğini ve bizi kendisine benzeterek götürdüğünü anlatır ölümün. Peki ya ölümün ardından kalanlar? Ne zor bir yük, hepimizin zihninde belli belirsiz yer eden bir korku değil mi ölüm? Hangimiz çocukken ellerimizi açıp "Allahım anne babam benden önce ölmesinler" diyerek içten bir korkuyla dua etmemisizdir ki. En basit haliyle bir yolculuğa çıkarken aklımızın ucuna getirmek istemediğimiz kaza ihtimalı bile ölüm korkusunun tezahürü olarak durur karsımızda. Bizi tüm bu korkuyla yüzleştiren şey ise bir yakınımızın kaybı. Gidenin ardına bakabilmenin o zor ağır ve hüzün dolu süreci atlatabilmek. Ölümü kabul edip sabırla olgunlaşabimeyi becerebilmek belki de en zoru.
Vamık Volkan kitabın önsözünde " Ölüm, yitimin en somut olanıdır. Ölüme karşı verdiğimiz tepkilerimiz,
geçmişimizdeki tüm yarım kalmış, dayatılmış ya da aceleye getirilmiş
ayrılıklarımızın kalıntılarını içinde barındırmaktadır. Bu nedenle, kitapta
duygusal yapılarımızın, kişisel geçmişlerimizin ve koşullarımızın
kederimizi nasıl şekillendirdiğini açıklamak için ölümü bir prototip olarak kullandık" der.
Çözülmemiş yas süreci olarak adlandırılan ve etkisini üzerinden atamadığımız ölümün gerçek yüzüyle yüzleşebilmek adına okunması gereken elzem kitaplardan biri Gidenin Ardından.
Ove Adında Bir Adam filminde huysuz bir ihtiyarı canlandıran Ove karakteri çok sevdiği eşinin kaybından sonra yaşadığı depresyonu elinde çiçeklerle esinin mezarı başın uzanarak onunla sohbet edip atlatır. Belki de kendi içimizde yapmamız gereken içimizden atamadığımız "o gitmedi" duygusundan sıyrılıp kabul ederek başlayabilmek asıl olan. Çözülmemiş yaslarımızı çözebilecek olgunluğa erisebilmek en zoru ama en doğru olanı.