İngilizler 1. Dünya Savaşı'ndan itibaren Almanları aşağılamak için Hunlular
terimini kullanıyorlardı. Bu kullanımın kökeni, 1 900 yılında İmparator il.
Wilhelm'in bir ayaklanmayı bastırmak için Çin'e gidecek Alman askerlerini
uğurlarken acımasız olmaları ve esir almamaları uyarısını yaptığı şu konuşmasıydı:
"Tıpkı 1 000 yıl önce Hunların isimlerini duyurması gibi, siz de gelecek
1 000 yıl için Çin'de Alman ismini yerleştireceksiniz. O kadar ki hiçbir
Çinli bir daha bir Alman'a yan gözle bakamayacak" (Ç.N.)
"Amerikalıların parlak takım elbise ve sahte bir gülümsemeyle gelen
her dolandırıcıya inanmasının kökeni İngilizlerden gelmektedir:
Her şeyden önce Amerika'nın kurucu ataları bir ütopyayı
gerçekleştirmek için oraya gitmişlerdi"
"İngiliz geleneğinin barok ve
alegori yerine portre ve manzara ile gelişmesinin nedeni, yalnızca
kiliseden çok aristokrasinin sanatın ana hamileri haline gelmesi
değildir. Bu durum aynı zamanda İngilizlerin zihin yapısıyla ilgilidir.
"Bütün alegorik resimler yerine, bana dünyada yol gösterecek
bir köpeğin resmini görmeyi tercih ederim" diyordu Dr. Jok
hnson. 17 Ve gerçekten İngiliz sanatı öykü anlatmakla meşguldür.
"Britanya ekolünün hemen hemen bütün meşhur tabloları, ya
gözlemlenen insana veya gözlemlenen doğaya ilişkindir. Yani ya
portredir veya manzaradır. Constanble ve Turner ve Cozens'ten
Cotman'a, Gainsborough, Reynolds, Romney ve benzerlerine
kadar suluboya ressamlarının hepsi aynı şeyi yapıyor" diye yazıyordu
Nikolaus Pevsner 1he Englishness of English A rt'ta.18 Eğer
açık sözlü olsaydı, İngiliz resminin Avrupa'da en son sırada yer
alan görsel sanat geleneklerinden birisi olduğunu itiraf ederdi.
İngiiizler yazmayla, resim yapamayacak kadar çok meşguldüler."
"Avrupa kıtasından bir asır veya daha fazla zaman önce gerçekleşen
Anglo-Sakson Aydınlanması olarak " Hiçbir zaman gerçekleşmeyen
İngiliz Rönesansı"na pek benzememektedir. İngilizler
İlahi Kelam'ı idrak etmenin yeni yolunu kabullenememiş,
yalnızca sözcükleri takdir etmişlerdir. Tarihin bundan sonraki
döneminde bir İ ngiliz Titian, Raphael veya Michelangelo gelip
gelmeyeceğini bilemeyiz. Ancak Protestanlık Reformu ve sonrasının
William Shakespeare, Christopher Marlowe, John Donne,
John Buyan ve John Milton'u adeta kustuğundan eminiz."